İnsan Hakları Örgütü, 20 Yıldır Tutuklu Bulunan Kanadalı Uygur'u Andı

Safeer Raza

OTTAWA, Kanada (MNTV) — Önde gelen bir insan hakları örgütü, Pekin'in Uygurlara yönelik tutumu ve Ottawa'nın yurt dışındaki vatandaşlarını koruma sorumluluğuna ilişkin endişelerin artmasıyla birlikte, Kanada'yı 20 yıldır tutuklu bulunan Kanadalı Uygur aktivistini serbest bırakmak için Çin'e baskı yapmaya çağırdı.

Raoul Wallenberg İnsan Hakları Merkezi, Perşembe günü Kanada vatandaşı ve Uygur hakları savunucusu Hüseyin Celil'in tutuklanmasının 20. yıl dönümünü andı. Celil, Mart 2006'da Özbekistan'da tutuklandıktan sonra Çin makamlarına teslim edilmişti.

Kanada merkezli bu insan hakları örgütünün beyanına göre, Hüseyin Celil Özbekistan'daki akrabalarını ziyaret ederken tutuklanmış ve ardından Çin'e teslim edilmiştir. Orada, Kanada yetkilileri tarafından sert bir şekilde eleştirilen bir yargılama sonucunda, hak savunucularının «siyasi amaçlı terör suçlaması» olarak tanımladığı bir suçla mahkum edilmiştir.

Söz konusu örgüt, Çin'in Hüseyin Celil'in Kanada vatandaşlığını tanımayı reddettiğini ve 20 yıldır konsolosluk erişim hakkını engellediğini bildirdi. Haberlere göre, Doğu Türkistan'daki aile üyeleri 2014'ten beri kendisinden hiçbir haber alamamış, Kanada'daki akrabalarının ise tutuklandığı günden bu yana onunla iletişim kurmasına izin verilmemiştir.

Bu dava, Ottawa ile Pekin arasında uzun süredir devam eden diplomatik bir sorun haline gelmiş olup, Kanada'nın yurt dışında, özellikle Çin ile ilgili siyasi açıdan hassas davalarda tutuklu vatandaşlarını koruma kapasitesi hakkında geniş çaplı sorular doğurmaktadır.

Hak savunucuları, aslen Doğu Türkistanlı olan Hüseyin Celil'in Uygurların dini, kültürel ve dil haklarını barışçıl yollarla savunmasıyla tanındığını söylemektedir. Onların görüşüne göre, Celil'in tutukluluğunun devam etmesi uluslararası insan hakları standartlarının ağır bir ihlalidir.

Söz konusu merkez, ayrıca bu davayı Çin'in Doğu Türkistan'daki politikalarına ilişkin geniş çaplı endişelerle ilişkilendirdi. İnsan hakları grupları ve Batılı hükümetler, orada Uygur Müslümanlarını hedef alan geniş kapsamlı tutuklamaları, gözetlemeleri ve kısıtlamaları belgelemektedir. Örgüt, kendi 2022 raporunu delil olarak gösterdi; bu raporda Uygurlara yönelik zulmün 1948 tarihli «Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi»ni ihlal edebileceği sonucuna varılmıştır.

Bu çağrı, Kanada'nın Çin ile diplomatik ve ticari ilişkilerini istikrara kavuşturma çabalarını araştırdığı bir döneme denk geldi. Söz konusu örgüt, Kanadalı liderleri her türlü yeni teması Hüseyin Celil'in serbest bırakılması için baskı yapmak amacıyla kullanmaya davet etti.

Hak savunucuları bu davanın, özellikle jeopolitik gerilimlerin ve ekonomik çıkarların diplomatik çabaları zorlaştırdığı zamanlarda, hükümetlerin yurt dışında tutuklu vatandaşlarını serbest bırakma konusunda karşılaştığı daha geniş zorlukları yansıttığını savundu.

Aradan 20 yıl geçtikten sonra, insan hakları grupları Hüseyin Celil'in tutukluluğunun devam etmesinin ailesi için bir kişisel trajedi olmasının yanı sıra, Kanada'nın kendi vatandaşlarını koruma ve insan hakları ihlalleriyle mücadele etme iradesi için bir sınav olduğunu ifade etmektedirler.

Kaynak: www.muslimnetwork.tv