Münih, Almanya (ANI) — Dünya Uygur Kurultayı haftalık bültenini yayınlayarak, Çin'in Uygurlara yönelik devam eden baskılarını ifşa etmeyi amaçlayan bir dizi uluslararası faaliyeti tanıttı ve uluslararası toplumun Çin'in Doğu Türkistan'daki politikalarına olan ilgisini daha da artırdı.
Farklı kıtalardaki Uygur toplulukları, geçtiğimiz hafta Ramazan Bayramı ve Nevruz'u çeşitli kültürel etkinliklerle kutladı. Doğu Türkistan'daki Çin baskısı her geçen gün artsa da; Avrupa, Kuzey Amerika ve Orta Asya'da düzenlenen bu kutlamalarda geleneksel dans, müzik, şiir ve mutfak kültürü sergilendi. Bu etkinlikler, muhaceretteki Uygurların öz kimliklerini koruma konusundaki kararlı iradesini yansıtmaktadır.
Bu faaliyetlerin en dikkat çekici kısmı, Dünya Uygur Kurultayı Kültür Komitesi ve Uygur Avrupa Kültür Merkezi tarafından düzenlenen büyük konser oldu. Avrupa'nın dört bir yanından 200'den fazla davetli ve sanatçının katıldığı bu etkinlikte gençler önemli bir rol oynayarak, insan hakları ihlallerine rağmen milli mirası sergilemek suretiyle Uygur toplumunun direncini gösterdi.
Kültürel etkinliklerle eş zamanlı olarak, Dünya Uygur Kurultayı ile Uygur Demokrasi ve İnsan Hakları Merkezi; Paris, Lahey ve Amsterdam gibi şehirlerde diplomatik temaslarda bulundu. Heyetler, politika yapıcılar ve yetkililerle görüşerek zorla çalıştırma, gözetleme ve yurt dışındaki Uygurlara yönelik sınır ötesi baskı iddialarını gündeme getirdi. Avrupalı paydaşlar, Çin'in bölgedeki politikaları üzerinde uluslararası denetimin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Hafta boyunca ayrıca, Uygur lider Dolkun İsa'nın akrabaları Huştar İsa ve Yalkun İsa'nın zorla kaybedilmesinin 10. yıl dönümü hüzünle anıldı. Gözaltına alınmalarının üzerinden on yıl geçmesine rağmen nerede oldukları hâlâ bilinmiyor. İnsan hakları grupları, mahkumiyetlerin siyasi amaçlı olduğunu belirterek şeffaflık ve serbest bırakılma çağrısında bulundu.
Bir başka etkinlikte aktivist Ruşen Abbas, Çin devletinin desteklediği zorla organ toplama iddialarına karşı uyarıda bulunarak, gözaltındaki Uygurları hedef alan sistematik suistimallere dair tanıklık ve raporları sundu. Bu iddialar, Çin kontrolündeki topraklarda yaşanan insan hakları ihlallerine dair uluslararası endişeleri körüklüyor.
Birleşik Krallık Parlamentosu'nda Chris Evans ve Marie Rimmer gibi milletvekilleri, Çin'e karşı daha güçlü diplomatik baskı uygulanması çağrısında bulundu. Vekiller, dini özgürlüklere yönelik kısıtlamaları ve sistematik ihlallerin "normalleşmesini" özellikle vurguladı.
Aynı zamanda Kanada Parlamentosu'nda yetkililer ve aktivistler, konsolosluk erişimi engellenen ve hâlâ cezaevinde bulunan Uygur asıllı Kanada vatandaşı imam Hüseyin Celil'in tutuklanmasının 20. yılını andı. Hak savunucuları, hayatta olduğuna dair kanıt sunulmasını ve ailesiyle doğrudan iletişim kurmasına izin verilmesini talep etti. (ANI)