DUK; Çin'in Uygurlara Yönelik Baskı, Siber Saldırıları ve "Milli Birlik Yasası"na Karşı Uluslararası Tepkileri Gündeme Getirdi

ANI  | 2 Mayıs 2026, Washington: Dünya Uygur Kurultayı'nın (WUC) en son haftalık bültenine göre; Uygur kuruluşları, uluslararası kurumlar ve küresel insan hakları örgütleri, Çin devlet politikaları çerçevesinde Uygurlar ve diğer milletleri hedef alan zorunlu asimilasyon yasalarının sertleşmesi, ulusötesi baskıların genişlemesi ve şirketlerin bu suçlardaki hukuki sorumlulukları konusunda yeni endişelerini dile getirdi.

Dünya Uygur Kurultayı, "Citizen Lab"ın 27 Nisan 2026'da Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) ile birlikte yayınladığı yeni araştırma raporuna atıfta bulunarak, Çin hükümeti yanlısı güçlerin gazetecileri ve diasporadaki toplulukları sahte kimlikler, oltalama (phishing) ve kötü amaçlı yazılım (malware) saldırılarıyla hedef aldığını ifşa etti. Haftalık bültende belirtildiğine göre, bu siber saldırılardan etkilenenler arasında Dünya Uygur Kurultayı gibi Uygur teşkilatları da bulunmaktadır.

Dünya Uygur Kurultayı'nın kaydettiğine göre, "Citizen Lab" raporu, Temmuz 2025'te Kurultay liderlerinden birinin yardımcısının, bir Avrupa Parlamentosu milletvekili adına gönderilmiş sahte bir davet e-postası aldığına dair kanıtlar sunmaktadır. Bu sahte e-posta, şifreleri ve giriş bilgilerini çalmak üzere tasarlanmıştır. Aynı dönemde teşkilat, bir insan hakları araştırmacısı adına gönderilen ve içinde zararlı virüs bağlantısı gizlenmiş başka bir e-posta daha almıştır. Kurultay, bu olayların yurt dışındaki Uygur teşkilatlarına yönelik dijital ulusötesi baskıların devam ettiğini kanıtladığını vurgulamıştır.

Dünya Uygur Kurultayı ayrıca ABD'deki gelişmelere de dikkat çekti. 28 Nisan 2026'da ABD Yüksek Mahkemesi, "Cisco Systems, Inc. v. Doe I" davasını görüştü. Bu dava, ABD merkezli büyük bir teknoloji şirketinin, Çin hükümetinin dini ve etnik azınlıkları gözetlemesine ve zulmetmesine yardım ettiği gerekçesiyle hukuki sorumluluğa çekilip çekilmeyeceği üzerine yürütülmektedir. Dünya Uygur Kurultayı'nın bildirdiğine göre, Uygur İnsan Hakları Projesi (UHRP) diğer ortak kuruluşlarla birlikte davacıları destekleyen bir mütalaa sunmuş ve devletin baskı politikalarına imkan sağlayan şirketlerin mutlaka hesap vermesi gerektiğini savunmuştur. Bu davadaki mağdurlar, Cisco şirketini işkence dahil insan hakları ihlallerini kolaylaştıran gözetleme teknolojileri tasarlamakla suçlamaktadır. Kurultay'a göre bu dava, uluslararası insan hakları ihlallerine karışan şirketlerin gelecekteki sorumlulukları açısından büyük önem taşıyabilir.

Avrupa'ya gelince; Dünya Uygur Kurultayı, 30 Nisan 2026'da Avrupa Parlamentosu'nun Çin'in yeni "Milli Birlik ve Kalkınmayı Teşvik Yasası"nı kınayan bir karar kabul ettiğini bildirdi. Parlamento, bu yasanın Doğu Türkistan'daki Uygurlar, Tibetliler, Moğollar, Huiler ve diğer azınlık gruplarına yönelik baskı ve zorunlu asimilasyonu daha da derinleştireceği konusunda uyardı. Avrupa Parlamentosu, bu yasanın Çinceyi (Mandarin) öncelikli kılmasına, kültürel ve dini özgürlüklere kısıtlama getirmesine ve yurt dışındaki bireyleri de etkileyebilecek "sınır ötesi maddelerine" eleştiri getirdi.

Söz konusu karar Çin'i bu yasayı iptal etmeye çağırırken, Avrupa Birliği'ni sorumlu yetkililere ve kurumlara yaptırım uygulamaya davet etti; ayrıca bu yasanın uygulanmasının AB-Çin ilişkilerine ciddi zarar vereceği uyarısında bulundu. Parlamentodaki oylama sürecinde bir DUK heyeti hazır bulundu ve Avrupa Parlamentosu Çin Delegasyonu Başkanı Milletvekili Engin Eroğlu ile verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Dünya Uygur Kurultayı, bu kararın kabul edilmesini desteklemek amacıyla Brüksel ve Strazburg'da iki aşamalı savunuculuk faaliyeti yürüttüğünü belirtti.