Uygurlar ve Trump'ın Çin Ziyaretinin Gizli Riski: Açık Bir Mektup

]Çin Halk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın sitesinden alınan, Trump ile Şi'nin Güney Kore'nin Busan kentindeki son görüşmesine atıfta bulunarak bir sonraki görüşmelerini duyuran bir görsel.[

Uygur meselesinde sessiz kalmak, Çinlilerin ABD Başkanı'nın yapacağı herhangi bir açıklamayı manipüle etmesini kolaylaştıracaktır.

Yazan Kok Bayraq | 14 Mayıs 2026

Sayın Başkan,

14-15  Mayıs tarihlerinde Çin'e yapacağınız ziyarete hazırlanırken, Uygur halkının durumuyla ilgili hem umut hem de aciliyet duygusuyla yazıyorum.

Geçmişte Venezuela ve İran'daki insan hakları sorunlarına yaklaşımınız, bu tür endişelerin sadece sözlerle değil, somut politika eylemleri ve ilkeli bir liderlikle çözülebileceğini gösterdi. İşte tam da bu eylemleriniz sayesinde bugün Uygur halkı adına size çağrıda bulunma cesaretini buluyorum.

Çin'in Sincan olarak adlandırdığı ve birçok Uygur'un Doğu Türkistan olarak bildiği bölge, derin ve devam eden bir insani acının merkezi olmaya devam ediyor.

İlk yönetiminiz sırasında Amerika Birleşik Devletleri, Uygurlara yönelik vahşeti resmi olarak soykırım olarak tanıyan ilk hükümet oldu. O zamandan beri, dünya çapında yirmiden fazla hükümet ve parlamento benzer pozisyonlar alarak artan uluslararası farkındalığı ve endişeyi yansıttı.

Aynı zamanda, bazı hükümetler konuyu göz ardı etmeye, küçümsemeye veya siyasallaştırmaya devam ediyor. Bu durum, tutarlı Amerikan liderliğini her zamankinden daha önemli hale getiriyor.

Uygur meselesi sadece insani değil, aynı zamanda stratejiktir. Hem ABD hem de Çin hakkındaki küresel algıları şekillendirmekte ve uluslararası diplomaside önemli bir güvenilirlik testi olmaya devam etmektedir. Bu sorunu ele almak, Çin ile müzakereleri zayıflatmaz; aksine, Amerikan dış politikasının tutarlılığını, ahlaki otoritesini ve küresel duruşunu güçlendirir.

Uygurlar, dünyadaki en Amerikan yanlısı Müslüman topluluklardan biri olarak geniş çapta kabul görmekte ve farklı toplumlar arasında bir anlayış köprüsü görevi görebilmektedir. Ancak devam eden baskı, istikrarsızlığı derinleştiriyor, çaresizliği körüklüyor ve muazzam acıları uzatıyor.

Çin ile yapılan görüşmeler sadece ticaret ve ekonomi konularına odaklanır ve Uygur soykırımı da dahil olmak üzere insan hakları konusunda sessiz kalınırsa, bu sessizlik Uygurlar ve zulüm gören diğer halklar arasında daha fazla baskıyı teşvik etme ve umutsuzluğu derinleştirme riskini taşır.

Uygur meselesini Çinli liderlerle yapılan toplantılarda kısaca da olsa gündeme getirmek, uluslararası topluma güçlü bir sinyal gönderecek ve unutulduğunu hisseden milyonlarca kişiye umut verecektir.

Uygurlar, en az Venezuela veya İran halkı kadar, hatta tartışmasız daha acil bir şekilde uluslararası ilgiyi hak ediyor. Uygur insan haklarını desteklemek Amerikan çıkarlarıyla çelişmez; onlarla örtüşür.

Ayrıca, Çin devlet medyasının ve hükümet kurumlarının resmi açıklamaları ve diplomatik ifadeleri daha sonra nasıl sunabileceği konusunda da saygıyla dikkatli olmanızı rica ediyorum. Yabancı liderlerin ve uluslararası yetkililerin Çin ziyaretleri sırasında yaptıkları yorumların, Pekin'in politikalarını meşrulaştırıyor gibi görünecek şekilde seçici bir biçimde yorumlandığı, yeniden kurgulandığı veya çarpıtıldığı pek çok örnek olmuştur.

Doğrudan konuşma tarzınız ve gayri resmi yaklaşımınız nedeniyle, rutin diplomatik ifadeler bile bağlamından koparılabilir ve Çin hükümetinin eylemlerinin onaylandığını veya kabul edildiğini ima etmek için kullanılabilir. Bu tür tasvirler, dünya çapında ABD'yi özgürlük ve insan onurunun bir savunucusu olarak görenlerin cesaretini kırabilir.

Amerika Birleşik Devletleri, Uygurlara yönelik muameleyi resmi olarak soykırım ilan eden ilk ülkeydi. O zamandan beri sayısız hükümet, parlamento, uluslararası hukuk uzmanı ve insan hakları kurumu durumu soykırım veya insanlığa karşı suç teşkil ediyor olarak tanımladı.

Bu nedenle, yönetiminiz sırasında sergilenen netlik ve ahlaki liderlik korunmalı ve bu ziyaret sırasında kasıtsız olarak baltalanmamalıdır.

Seyahatinizin sadece ABD-Çin ilişkilerindeki ilerlemeye ve Amerikan halkının çıkarlarına değil, aynı zamanda Uygurların ve diğer ezilen toplulukların çektiği acılar konusunda daha büyük bir küresel farkındalığa da katkıda bulunmasını içtenlikle umuyorum.

Saygılarımla,

Kok Bayraq

https://bitterwinter.org/the-uyghurs-and-the-hidden-risk-of-trumps-china-trip-an-open-letter/