Ortaylı’nın Uygur Türkleri Önerisi Yeniden Gündemde: Türkiye’ye İltica ve İnsanî Kriz Vurgusu

Turkistan Times, 18 Ağustos 2025 - Tarihçi İlber Ortaylı, yıllar önce yaptığı açıklamalarla gündeme gelen Uygur Türkleri önerisini bir kez daha sosyal medyada tartışmaya açtı. Ortaylı, Çin’in Uygur Türklerine yönelik sistematik baskı politikalarına dikkat çekerek, Türkiye’nin insani ve ekonomik açıdan Uygurları kabul etmesi gerektiğini vurguladı.

Ortaylı açıklamalarında, “Uygur Türkleri, Çinlilerin nükleer deneme alanındalar, yok olacaklar. Şakası yok, adamlar yamyam. Uygurların iltica talebini kabul etmeliyiz. İhtiyacımız var. Ziraatimiz, hayvancılığımız sukut halinde” ifadelerini kullandı. Tarihçi, Çukurova’nın verimli topraklarının boş kaldığını ve üretim eksikliğinin Türkiye için büyük bir sorun oluşturduğunu belirterek, Uygur nüfusunun hem ekonomik hem de demografik olarak bir katkı sağlayabileceğini öne sürdü.

Ortaylı ayrıca, “Dünyada kıtlık durumu varken Çukurova’nın zirai fonksiyonunu kaybetmesini seyredemezdim. Nüfusunuzu yenileyeceksiniz” diyerek, insani ve ekonomik gerekçeleri bir arada sundu. ABD ve İsrail’in farklı şekillerde göçmen kabul ettiğini hatırlatan Ortaylı, Türkiye’nin kendi dindaşları ve etnik bağları üzerinden bu konuda şanslı olduğunu dile getirdi.

Bu açıklamalar, Uygur toplumu açısından özellikle hassas bir döneme denk geldi. İstanbul’da yaşayan 4 çocuk babası Abudukadier Kudusi, birkaç gün önce ikametinde “G87” kodu bulunduğu gerekçesiyle gözaltına alındı. Eşinin beyanına göre, Kudusi’nin kısa süre içinde tutuklanıp, Aydın Göç İdaresi tarafından sınır dışı edilme kararı alındı. Gazeteci Halis Özdemir’in aktardığı bilgilere göre, Türkiye’de 30 ila 40 bin civarında Doğu Türkistanlı Müslüman muhacir yaşıyor ve son dönemlerde bu rakam net değil. Uygurlar, Türkiye’nin Çin’e iadesinden korktukları için Avrupa ülkelerine sığınmayı tercih ediyor, genç erkekler ise Suriye’de askeri görev alarak hayatta kalmaya çalışıyor.

Uygur toplumu, Çin’in yoğun baskıları, zorla çalıştırma kampları ve kültürel asimilasyon politikaları karşısında uluslararası koruma ve güvenliğe ihtiyaç duyuyor. Ortaylı’nın önerisi, hem insani hem de ekonomik açıdan Türkiye’nin rolünü yeniden gündeme taşımış oldu.