ABD’den Uygur Zorla Çalıştırma Yasası Kapsamında Yeni Adım: Çelik, Bakır ve Lityum İthalatına Darbe

Turkistan Times, 19 Ağustos 2025

Doğu Türkistan’a Bağlı Tedarik Zincirlerine Sıkı Denetim

 

Amerika Birleşik Devletleri, Uygur Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası (UFLPA) kapsamında yeni bir adım atarak stratejik öneme sahip çelik, bakır, lityum, kostik soda ve kırmızı hurmayı “yüksek öncelikli ürün” listesine aldı. Bu karar, Doğu Türkistan’daki milyonlarca Uygur ve diğer Müslüman Türk halklarının zorla çalıştırıldığı kamplarla bağlantılı ürünlerin ABD pazarına girmesini engellemeyi hedefliyor.

ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, sosyal medya platformu X’te yaptığı açıklamada, “Köle emeğinin kullanılması tiksindirici. Çinli şirketleri bu zulümlerden sorumlu tutacağız ve zorla çalıştırmanın refahımıza oluşturduğu tehdidi ortadan kaldıracağız” ifadelerini kullandı.

 

Stratejik Hammaddeler Mercek Altında

 

Reuters’ın haberine göre, yeni karar özellikle enerji geçişinde kritik rol oynayan lityum ve bakır ile savunma sanayisinin temelini oluşturan çeliği kapsıyor. Daha önce yasa, pamuk, domates ve güneş panellerinde kullanılan polisilikon gibi ürünlere odaklanmıştı.

Fox Business ise kostik soda (sodyum hidroksit) ve kırmızı hurmanın da listeye eklendiğini duyurdu. Kostik soda, alüminyum üretiminden tekstil ve sabun sanayisine kadar pek çok alanda kullanılan stratejik bir kimyasal. Kırmızı hurma ise Doğu Türkistan’da yetiştirilen ve gıda sektöründe yaygın olarak kullanılan bir ürün.

 

Milyarlarca Dolarlık Ticaret Etkilendi

 

Fox Business’ın aktardığına göre, 1 Ağustos itibarıyla ABD Gümrük ve Sınır Koruma (CBP) birimi, UFLPA kapsamında yaklaşık 16.700 sevkiyatı – toplam değeri 3,7 milyar doları bulan – incelemeye aldı. Bunların 10.000 kadarı, yaklaşık 900 milyon dolar değerinde, ülkeye girişine izin verilmeyerek geri çevrildi.

Halihazırda 144 Çinli şirket, zorla çalıştırma bağlantısı nedeniyle yasa kapsamındaki kara listeye alınmış durumda. Bu şirketler tarımdan metale, gıdadan tekstile kadar birçok sektörde faaliyet gösteriyor. Reuters, Washington’un bu adımlarının aynı zamanda tedarik zincirlerinde Çin’e olan bağımlılığı azaltmayı ve üretimi müttefik ülkelere kaydırmayı hedeflediğini belirtiyor.

 

Uygur Perspektifi: Kampların Ötesinde Bir Soykırım

 

Hak örgütleri ve ABD yetkilileri, Doğu Türkistan’da milyonlarca Uygur ve Müslüman azınlığın toplama kamplarında tutulduğunu, baskı, zorla ideolojik eğitim ve köle emeğine maruz bırakıldığını vurguluyor. ABD’nin yeni ticari yaptırımları, zorla çalıştırmanın sadece pamuk tarlaları ya da güneş paneli fabrikalarıyla sınırlı olmadığını; küresel enerji, savunma ve tüketim sektörlerinin tamamına yayıldığını ortaya koyuyor.

Uygurlar için bu karar, yaşadıkları zulmün artık uluslararası ticaret ve güvenlik gündeminin merkezine taşındığını gösteriyor. Her engellenen sevkiyat, sadece ekonomik bir yaptırım değil; aynı zamanda Uygur kimliğinin ve onurunun yok edilemeyeceğinin sembolü haline geliyor.

 

Gelecek Yönelimler

 

Pekin, her zamanki gibi bu suçlamaları reddederek bunları “Çin’in yükselişini engellemeye yönelik yalanlar” olarak niteliyor. Ancak ABD’nin yeni uygulamaları, Doğu Türkistan’da zorla çalıştırmaya dayalı üretimin küresel pazarlarda giderek daha fazla dışlanacağını işaret ediyor.

Sonuç olarak Washington, zorla çalıştırmaya karşı mücadelesini yalnızca bir insan hakları meselesi olarak değil, aynı zamanda enerji güvenliği, ticaret ve stratejik bağımsızlık meselesi olarak da tanımlıyor. Bu yaklaşım, Doğu Türkistan’daki Uygurların sesini küresel ekonomi üzerinden daha güçlü şekilde duyurabilecek gibi görünüyor.