15 Ağustos 2024 tarihinde, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye gitmek üzere havalanacak olan uçağa Urumçi'deki havalimanında kargo yükleniyor. Fotoğraf: VCG
Turkistan Times - 11 Ocak 2026
Global Times tarafından yayınlanan yakın tarihli bir rapor, Çinli havayolu taşıyıcılarının Avrupa Birliği'ndeki ayak izlerini, özellikle Urumçi Sincan Uluslararası Havalimanı’ndan kalkan yeni kargo rotalarıyla önemli ölçüde genişlettiğini duyurdu. Rapor, yeni Urumçi-Zürih ve Urumçi-Belgrad hatlarını ticari verimliliği artıran bir "yeni hava köprüsü" olarak sunsa da, bu uçuşların coğrafi çıkış noktası, bu rotaları doğrudan ABD'nin Uygur Zorunlu Çalışmayı Önleme Yasası (UFLPA) ve uluslararası insan hakları denetimlerinin odağına yerleştiriyor.
Doğu Türkistan ve "Soykırım" Belirlemesi
Uygurların Doğu Türkistan olarak adlandırdığı bu bölge, derin bir insani krizin merkezidir. ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin hükümetinin bu bölgede başta Müslüman Uygurlar ve diğer etnik azınlık gruplarına yönelik uygulamalarını resmi olarak soykırım ve insanlığa karşı suçlar olarak tanımlamıştır. Bu bölgenin idari merkezi olan Urumçi'den doğrudan kargo rotaları başlatan Çinli taşıyıcılar, sistematik baskıların yaşandığı bir bölgeden çıkan malların ihracatını fiilen hızlandırmaktadır.
UFLPA Karinesi ve Avrupalı Markalar İçin Riskler
UFLPA, bu bölgede tamamen veya kısmen üretilen tüm malların zorunlu çalıştırma ile üretildiğine dair bir "rebuttable presumption" (aksini ispat yükümlülüğü ithalatçıda olan karine) üzerinden işler. Global Times makalesi "e-ticaret malları"na odaklansa da gerçek şu ki; özellikle tekstil ve güneş enerjisi sektörlerindeki dev Avrupalı markalar, Uygur zorunlu çalışmasıyla olan dolaylı bağları nedeniyle giderek daha fazla mercek altına alınmaktadır.
Doğu Türkistan, küresel pamuk üretiminin ve güneş panellerinin ana bileşeni olan polisilikonun dünyadaki en büyük merkezlerinden biridir. Urumçi’den kalkan 49 tonluk kargo uçakları, muhtemelen Avrupalı şirketlerin tedarik zincirlerini "kirleten" malzemeler taşımaktadır. Almanya veya İsviçre’deki bir marka için bu verimli yeni rotaları kullanmak ekonomik açıdan mantıklı görünebilir; ancak bu malların daha sonra ABD gümrüğünde veya Avrupa'nın gelişmekte olan denetim yasaları kapsamında zorunlu çalışma ile bağlantılı olduğu tespit edilirse, bu durum devasa bir yasal ve itibar riski yaratacaktır.
Lojistik Verimlilik mi, Etik Uyumluluk mu?
Rapor, lojistik maliyetlerin azalması ve sevkiyat risklerinin düşmesini öven sektör temsilcilerinin görüşlerine yer veriyor. Ancak mevcut jeopolitik iklimde "risk" kavramı yeniden tanımlanmıştır. Küresel ithalatçılar için, bir sevkiyatın UFLPA kapsamında durdurulması veya Doğu Türkistan'da devam eden soykırımla ilişkilendirilme riski, ucuz bir uçuşun sağlayacağı tasarruftan çok daha ağır basmaktadır.
Sonuç
Çinli taşıyıcılar Avrupa’daki büyümelerini kutlarken, operasyon merkezi olarak Urumçi'ye güvenmeleri büyük bir sürtünme noktası olmaya devam ediyor. UFLPA yaptırımların altın standardı olmaya devam ettiği ve bölgedeki zulme dair kanıtlar sürdüğü müddetçe; bu "hava köprüleri" uluslararası toplum tarafından bir ilerleme sembolü olarak değil, devlet destekli zorunlu çalıştırmadan doğan ürünlerin yüksek riskli kanalları olarak görülecektir.