Dünya Uygur Kurultayı: Baskılar Çin Sınırlarını Aşıyor

Uygur hakları örgütü, Orta Asya'daki yasal süreçleri ve kontrollü diaspora seyahatlerini Pekin'in genişleyen ulusötesi baskısının işaretleri olarak nitelendirdi.

Muslim Network TV — 12 Ocak 2026

CENEVRE, İsviçre (MNTV) — Dünya Uygur Kurultayı (DUK), Çin’in Uygur azınlığa yönelik politikalarıyla bağlantılı baskıların giderek Çin sınırlarının ötesine taştığı konusunda uyarıda bulundu. Kurultay, Orta Asya’daki son hukuki davaları ve yurt dışında yaşayan Uygur diyasporasına yönelik sıkı kontrol altındaki faaliyetleri buna delil olarak gösterdi.

Kurultay tarafından yapılan yeni bir açıklamada; Kazakistan ve Türkiye’deki gelişmelerin, Pekin’in Doğu Türkistan’daki (Çin'in "Sincan Uygur Özerk Bölgesi" olarak adlandırdığı bölge) politikalarına yönelik eleştirilerle bağlantılı olarak, aktivistlerin ve diaspora topluluklarının yasal, siyasi ve söylemsel kısıtlamalarla karşılaştığı daha geniş bir sınır ötesi baskı modelini yansıttığı ifade edildi.

Vurgulanan vakalardan biri, Nagyz Atajurt Gönüllüleri örgütünün başkanı Bekzat Maksutkhan’ın durumudur. Maksutkhan, Kazakistan’da 18 kişiyle birlikte "Çin halkına karşı etnik nefreti kışkırtmak" iddiasıyla yargılanıyor. Bu dava, Çin makamları tarafından tutuklanan Kazak vatandaşı Alimnur Turghanbay’ın hapsedilmesine karşı düzenlenen protestoların ardından geldi.

Dünya Uygur Kurultayı, bölge araştırmacısı Rune Steenberg’in suçlamaların yasal dayanağını sorgulayan analizine atıfta bulundu. Bitter Winter dergisinde yazan Steenberg, Çin devlet politikasına yönelik eleştirilerin etnik nefretle karıştırılmaması gerektiğini savunarak, asılsız iddialara dayanmanın Kazakistan’daki yargı bağımsızlığına zarar verebileceği uyarısında bulundu.

Kurultay ayrıca, Ocak ayı başında Urumçi’ye giden Türkiye’deki bir Uygur heyetinin Çin devlet medyasındaki yansımalarından duyduğu endişeyi dile getirdi. Gezi kamuoyuna, iş yoğunluğu nedeniyle ertelenmiş sıradan bir aile ziyareti olarak sunuldu. Ancak Kurultay, bu anlatının yurt dışındaki pek çok Uygur’un memleketlerine dönmek isterken karşılaştığı ağır kısıtlamaları örtbas ettiğini belirtti.

Kurultaya göre ziyaret, İstanbul'daki Çin Başkonsolosluğu ve Sincan Birleşik Cephe Çalışma Departmanı koordinasyonuyla gerçekleştirildi. Katılımcıların dönüşlerinde olumlu görüşler paylaşmaya teşvik edildiği iddia edilirken, bu durumun serbest dolaşımdan ziyade bir "algı yönetimi" operasyonu olduğu vurgulandı.

Uygur hakları araştırmacısı Alim Seytoff tarafından hazırlanan bir raporda; gezinin sıkı gözetim altında yapıldığı ve bölgedeki kitlesel gözetim, keyfi gözaltı ve aile parçalanmalarına dair uluslararası raporları çürütme çabalarının bir parçası olduğu ifade edildi.

Kurultay, bu tür gelişmelerin diaspora topluluklarının nasıl jeopolitik baskı kampanyalarının içine çekildiğini ve bireysel hareketliliğin devlet çıkarları doğrultusunda nasıl araçsallaştırıldığını gösterdiğini belirtti.