Çin, Esad sonrası Suriye'nin geçiş sürecini, Şam yönetimine Uygur savaşçıları geri göndermesi için baskı yapmak amacıyla kullanıyor.
Yazar: Ayjaz Wani
ORF (Observer Research Foundation) - 17 Ocak 2026
(Bu metin, orijinal makalenin temel bulgularını ve güncel siyasi gelişmeleri içeren kapsamlı bir özetidir.)
Esad rejiminin devrilmesinden bu yana ilk kez, Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani Kasım 2025'te Çin'i ziyaret ederek Pekin'de mevkidaşı Wang Yi ile görüştü. İkili ilişkilerin güçlendirilmesi ve iş birliğinin genişletilmesine odaklanılan görüşmenin ana gündem maddesi Suriye'deki Uygur savaşçıların iadesiydi. Görüşmelere ilişkin medya raporları, Şam'ın 400 Uygur savaşçıyı Pekin'e geri göndermeyi kabul ettiğini ve bunun güvenlikleri konusunda ciddi endişelere yol açtığını belirtti. Suriye hükümeti sınır dışı raporlarını yalanlasa da el-Şeybani, görüşme sırasında "Tek Çin" ilkesini güçlü bir şekilde destekledi. Çin'in terörle mücadele de dahil olmak üzere güvenlik endişeleriyle uyumlu bir tavır sergileyen el-Şeybani, Çin'in ulusal güvenliğini tehlikeye attığı düşünülen hiçbir yapının Suriye topraklarında faaliyet göstermesine izin verilmeyeceğini ifade etti.
el-Şeybani’nin Çin’in endişelerine yönelik bu açık sempati ifadesi, Pekin’in BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’ya yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin oylamada, Uygurlar gibi yabancı savaşçılarla ilgili terörle mücadele kaygılarını gerekçe göstererek "çekimser" kalmasının ardından geldi. Çin'in BM Daimi Temsilcisi Fu Cong, Suriye'nin terör saldırılarını önleme ve Doğu Türkistan İslami Hareketi (ETİM) ile Türkistan İslami Partisi (TİP) üyeleri de dahil olmak üzere yabancı teröristlerden kaynaklanan tehditlerle mücadele konusundaki taahhütlerini yerine getirmesi gerektiğini yineledi. Öte yandan, ABD'nin 2020 yılında ETİM'i terör örgütleri listesinden çıkardığını ve bu kararı "örgütün varlığına dair inandırıcı bir kanıt kalmadığı" gerekçesiyle savunduğunu da not etmek gerekir.
Esad Sonrası Suriye'deki Güç Değişiminde Uygur Varlığı
Aralık 2024'te, Ahmed el-Şara liderliğindeki Heyet Tahrir el-Şam (HTS) ve muhalif savaşçılar, 53 yıldır iktidarda olan Beşar Esad rejimini devirdi. Bu savaşçıların birçoğu, Sincan (Doğu Türkistan) bölgesinden gelen Uygurlar da dahil olmak üzere farklı etnik kökenlere sahiptir. Çin makamları tarafından güvenlik tehdidi olarak görülen bu Uygurların çoğu; baskı, ekonomik marjinalleşme ve insan hakları ihlalleri nedeniyle farklı dönemlerde bölgeden ayrılmıştır.
Suriye'de çeşitli grupların saflarında yaklaşık 4.000 ila 5.000 Uygur savaşçının bulunduğu tahmin edilmektedir. Ahmed el-Şara başkanlığında kurulan yeni hükümet, Uygurlar da dahil olmak üzere yabancı savaşçıları yönetime entegre etmeye başlamış; bunların büyük bir kısmı Suriye Savunma Bakanlığı bünyesine katılmıştır. Yeni hükümet, büyük ölçüde Uygur savaşçılardan oluşan 84. Tümen'i kurmuş ve Aralık 2024 itibarıyla, aralarında "Zahid" olarak bilinen Abdülaziz Davud Hudaberdi'nin de bulunduğu altı yabancı savaşçıyı tuğgeneral rütbesine terfi ettirmiştir.
Pekin'in Suriye'ye Yönelik Diplomatik Stratejisi
Pekin, ekonomik gücünü kullanarak dünya genelinde 81 ülke ile suçluların iadesi anlaşması yapmıştır.14 2017'den bu yana Pekin, resmi iade anlaşmaları olmasa bile Türkiye de dahil olmak üzere Müslüman ülkeleri 682 Uygur'u gözaltına almaya zorlamıştır. Suriye'nin yeni hükümetinin yeniden yapılanma için mali yardıma ve uluslararası izolasyonu sona erdirmek için diplomatik desteğe ihtiyaç duyması, Çin'in elini güçlendirmektedir. Önümüzdeki aylar, el-Şeybani’nin açıklamalarının yalnızca Çin’in kaygılarını gidermeye yönelik retorik bir çaba mı yoksa kitlesel iadeleri de içeren tam bir politika değişikliği mi olduğunu gösterecektir.