BM, 40 Uygur'un Çin'e zorla iade edildikten sonra kaybolmasının ardından "ulusötesi baskıyı" kınadı

Cenevre [İsviçre], 2 Mart (ANI):

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), bir yıl önce Tayland yetkilileri tarafından Çin'e zorla geri gönderilen 40 Uygur Müslüman erkeğin akıbeti ve nerede oldukları konusunda derin endişe duyduğunu ifade ederek, bu kişilerin kaybolmasının etnik ve dini azınlıkları hedef alan daha geniş bir ulusötesi (sınır aşan) baskı modelini yansıttığı konusunda uyardı.

Bugün yayımlanan basın açıklamasında BM uzmanları, bu kişilerin 27 Şubat 2025'te, Çin Hükümeti'nin yoğun baskısı olarak tanımlanan durum altında ve uluslararası teamül hukukunun geri göndermeme (non-refoulement) ilkesi uyarınca gerekli güvenceler olmaksızın sınır dışı edildiklerini belirtti.

Uzmanlar, zorla geri göndermelerin bu kişileri zorla kaybetme, işkence ve keyfi olarak yaşamdan yoksun bırakma dahil olmak üzere ağır insan hakları ihlalleri riskine maruz bıraktığını vurguladı.

OHCHR raporuna göre, sınır dışı edilmeden önce 40 Uygur erkek, on yılı aşkın bir süre Bangkok'taki Suan Phlu Göçmen Gözaltı Merkezi'nde dış dünyayla iletişim kurmadan (incommunicado) tutulmuştu.

Bildirildiğine göre, standartların altındaki koşullarda gözaltında tutuldular ve aileleri, yasal temsilcileri veya dış dünyayla iletişim kurmaları engellendi.

OHCHR raporunda aktarıldığı üzere BM uzmanları, "Kaybolmalar, etnik ve dini azınlıklar ile Çin Hükümeti'ni eleştirdiği düşünülen bireyleri hedef alan daha geniş bir ulusötesi baskı modelini yansıtıyor" dedi.

Uzmanlar, Çin'in resmi yanıtına rağmen, bu kişilerin akıbeti ve nerede olduklarına dair güvenilir, kapsamlı ve bağımsız olarak doğrulanmış bilgi eksikliğinin devam ettiğinin altını çizdi.

Açıklamada, "Aileler hiçbir iletişim kuramadı, gözaltı yeri veya nerede olduklarına dair hiçbir onay alamadı ve sevdiklerinin hayatta olup olmadığına dair bile hiçbir belirti yok" denildi.

OHCHR ayrıca, sınır dışı işlemlerinin Birleşmiş Milletler, uluslararası insan hakları mekanizmaları, Tayland Ulusal İnsan Hakları Komisyonu ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının acil ve tekrarlanan çağrılarına rağmen gerçekleştirildiğini belirtti.

Uzmanlar, "Tayland'dan yapılan zorla iadelerin acil ve tekrarlanan çağrılara rağmen gerçekleştirilmiş olmasından dehşet duyuyoruz" diyerek, zorla geri göndermelerin ve ulusötesi baskıların sürekli kullanımının uluslararası insan hakları hukuku yükümlülüklerinin ile insanlığın ve insan onurunun temel değerlerinin açık bir ihlali olduğunu da sözlerine eklediler.

BM uzmanları ayrıca, Çin'in tutukluların yasal danışmanlara gizli ve zamanında erişimini sürekli olarak reddetmesini de kınadı.

Ülkedeki pek çok tutuklunun, geniş kapsamlı "ulusal güvenlik" iddiaları altında aylarca hatta yıllarca yasal ziyaretlerden mahrum bırakıldığını gözlemlediler.

Aileler genellikle tutarsız veya yanıltıcı bilgiler alıyor, bu da akrabalarının durumunu veya nerede olduklarını doğrulamayı imkansız kılıyor.

Güvenilir raporlara ve mağdur ifadelerine atıfta bulunan OHCHR, Çinli yetkililerin tutukluların akrabalarını ve daha geniş yerel toplulukları sistematik olarak sıkı gözetim altında tuttuğunu; hareketlerini, iletişimlerini ve sosyal etkileşimlerini izlediğini vurguladı.

Uzmanlar, bu yaygın denetimin bir korku iklimi yarattığı ve ailelerin bilgi aramak veya davaları hakkında açıkça konuşmak konusunda çok fazla sindirildiği uyarısında bulundu.

Uzmanlar, "Yasal erişimi engellemek ve aynı zamanda aileleri sessiz kalmaları için korkutmak, ciddi insan hakları ihlallerinin kontrolsüz bir şekilde ortaya çıkabileceği bir ortam yaratıyor" diye uyardı.

"Akrabaları susturmak sadece acılarını derinleştirmekle kalmaz, aynı zamanda gerçek hesap verebilirliği de engeller. Adalet sessizlik içinde aranamaz."

OHCHR, bağımsız gözlemcilere engelsiz ve özel erişim izni vererek geri gönderilen 40 Uygur'un güvenliğini ve refahını garanti altına alması ve ailelerin ile yerel toplulukların korku ve belirsizlik içinde bırakılmamasını sağlaması için Çin'e çağrıda bulundu.

Uzmanlar ayrıca Tayland ve diğer devletleri Uygurların Çin'e zorla geri gönderilmesine son vermeye çağırdı ve uluslararası topluma, geri göndermeme güvencelerini güçlendirme ve ulusötesi baskı eylemleri için hesap verebilirliği sağlama çağrısında bulundu. (ANI)