Tutuklu Uygur Aydını Yalkun Rozi, "Graciela Fernández Meijide İnsan Hakları Ödülü"ne Layık Görüldü

Çin hapishanelerindeki Uygur evladı Yalkun Rozi, otoriter rejime karşı direnişin bir sembolü olarak uluslararası ödüle layık görüldü.

Türkistan Times, 27 Şubat 2026 / İstanbul: Latin Amerika Açılım ve Kalkınma Merkezi (CADAL), 2026 yılı "Graciela Fernández Meijide İnsan Hakları Ödülü" sahiplerini resmen açıkladı. Bu yıl ilk kez küresel ölçekte verilen bu ödüle, hâlihazırda Çin hapishanesinde tutulan ünlü Uygur edebiyat eleştirmeni, yazar ve eğitimci Yalkun Rozi layık görüldü.

Seçici kurul, Yalkun Rozi'nin yanı sıra Ekvator Ginesi'nden Anacleto Micha Ndong ile Kuzey Kore'de tutuklu bulunan Güney Koreli misyonerler Kim Jung-wook, Choi Chun-gil ve Kim Kuk-gi'yi de bu ödülle onurlandırdı. Ödül töreninin, bu yılın ağustos ayında düzenlenecek olan "Otoriterizm Kurbanlarını Anma Günü" toplantısında yapılması planlandı.

Ödül ve Seçici Kurulun Değerlendirmesi

Inés Pousadellas, Eduardo Ulibarri, Vicente Palermo ve Rubén Chababo'dan oluşan saygın seçici kurul; daha önce yalnızca Latin Amerika bölgesiyle sınırlı olan bu ödülün, 2026 yılından itibaren dünya genelinde müstebit ve totaliter rejimlerin zulmüne uğrayan kahramanlara verileceğini duyurdu. Kurul üyeleri; Ekvator Ginesi, Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelerdeki adayları değerlendirirken, onların demokrasi ve insan hakları yolunda gösterdikleri barışçıl cesareti takdirle karşıladı.

Seçici kurul, Yalkun Rozi'nin ödüle layık görülme gerekçesi hakkında şunları kaydetti:
"Saygın bir edebiyat eleştirmeni, yazar ve yayıncı olan Yalkun Rozi; Çinli yetkililer tarafından tutuklanmadan önce, tüm hayatını resmi eğitim sistemi içerisinde Uygur dili, kültürü ve kimliğini korumaya ve geliştirmeye adamıştır. Onun barış yolundaki bu entelektüel ve kültürel çabaları, Çin hükümeti tarafından suç sayılarak, Uygurlara karşı yürütülen geniş kapsamlı yok etme hareketinin bir parçası olarak cezalandırılmıştır."

Ödül komitesi ayrıca Yalkun Rozi'nin davasını, "şiddet içermeyen kültür savunucularının bastırılması ve kendi halkının kültürel haklarını savunan Uygur aydınlarının sistematik takibinin tipik bir örneği" olarak nitelendirdi. Ayrıca, 2017'den bu yana 3 milyona yakın Uygur'un toplama kamplarına kapatıldığı, zorla çalıştırma, işkence ve zorunlu doğum kontrolü gibi insanlığa karşı suçların devam ettiği özellikle vurgulandı.

Uygur Aydını Yalkun Rozi

Yetenekli edebiyat eleştirmeni, yazar ve şair Yalkun Rozi, 4 Mart 1966 tarihinde Artuş şehrinin Ağu köyünde dünyaya geldi. 1987 yılında Sincan Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra, Sincan Halk Radyosu ve "Sincan Eğitim Gazetesi"nde çalıştı. 2005 yılından itibaren Sincan Eğitim Yayınevi'nde Uygur dili ve edebiyatı ders kitaplarını hazırlama ve düzenleme işiyle meşgul oldu.

"Taklamakan'daki Altın Püskül", "Memteli Efendi" (Mirza Seyit ile birlikte), "Uyanan Ecdat Ruhu" ve "Kil Kalenin Sırrı" gibi nadide eserler yayımlayarak, Uygur halkının tarihi ve kültürel bilincini uyandırmada hayati bir rol oynadı. Çağdaşları onu, "milletin maneviyatındaki boşlukları dolduran, örnek teşkil ederek bayrak açan" bir aydın olarak tanımlar.

Merhum Almas Hacı, hatıralarında Yalkun Rozi'yi; "Milletin milli ruhunu uyandırma ve eğitme yolunda sömürgeci eğitime ve Çinlileştirme siyasetine karşı kılıç kuşanan korkusuz bir savaşçı" olarak tasvir etmişti. Yalkun Rozi'nin hazırladığı edebiyat ders kitapları, milli ruhla yoğrulması ve milli kimliği yansıtması bakımından özel bir değere sahipti.

Tutukluluk ve Haksız Hüküm

Çin makamları, 2016 yılından itibaren Doğu Türkistan'da "terörle mücadele" adı altında geniş çaplı tutuklama harekatını başlattığında, Yalkun Rozi bu harekatın ilk hedeflerinden biri oldu. Ekim 2016'da Urumçi'deki evinden götürüldü. Uzun yıllardır okullarda okutulan ve hükümetin onayından geçen ders kitapları, aniden "ideolojik sorunlu" ve "bölücülüğü teşvik eden" materyaller olarak yaftalandı ve Yalkun Rozi "devlet iktidarını yıkmaya teşebbüs" suçuyla itham edildi. 3 Ocak 2018'de kendisine 15 yıl hapis cezası verildiği ortaya çıktı.

Çin hükümeti 2021 yılında yayınladığı bir propaganda filminde Yalkun Rozi'yi "zehirli ders kitapları" hazırlayan biri olarak gösterip imajını karalamaya çalışsa da, uluslararası toplum ve insan hakları örgütleri bu suçlamaların tamamen asılsız olduğunu, asıl amacın Uygur seçkinlerini yok ederek milletin "bel kemiğini kırmak" olduğunu öne sürmektedir.

Uluslararası Kamuoyunun Tepkisi

Uygur Hareketi örgütü ve diğer insan hakları kuruluşları, Yalkun Rozi'nin bu ödüle layık görülmesini memnuniyetle karşıladı. Uygur Hareketi'nin açıklamasında, Çin Komünist Partisi'nin Uygur tarihini yeniden yazmaya ve aydınları yok etmeye çalışmasına rağmen, bu ödülün Uygur ruhunun kırılmayacağının bir kanıtı olduğu vurgulandı.

Bu ödülü kazanan diğer isimler arasında; Ekvator Ginesi'ndeki diktatör Teodoro Obiang rejimine karşı fikir beyan ettiği için tutuklanan avukat ve aktivist Anacleto Micha Ndong ve Çin'deki Kuzey Koreli mültecilere yardım ettikleri için Kuzey Kore tarafından müebbet hapse mahkum edilen Güney Koreli misyonerler bulunmaktadır. Çin hükümetinin uluslararası hukuka aykırı olarak Kuzey Koreli mültecileri zorla geri göndermesi de ödül değerlendirme raporunda sert bir dille eleştirildi.

Yalkun Rozi'nin bugün böylesine uluslararası bir şerefe nail olması, Uygur halkının hak ve özgürlük yolundaki mücadelesinin uluslararası toplum tarafından tanındığının bir başka göstergesi olarak kabul edilmektedir.