ABD-Çin İlişkileri Denkleminde Tayvan Sorunu ve Bölgesel Etkileri

Uygur Araştırma Enstitüsü

20 Mayıs 2026

Hint-Pasifik bölgesinin güvenlik yapısı şu anda son derece değişken ve karmaşık bir geçiş sürecine girmiştir 1. Bu durum, Amerika Birleşik Devletleri’nin Donald Trump liderliğindeki ikinci dönem hükümetinin dış politikasındaki köklü değişikliklerle daha da hızlanmıştır 1. Yeni politika yönelimi, tarihsel uluslararası sorumlulukların yeniden gözden geçirilmesi fikrine dayanmakta olup bölgesel dengeyi doğrudan etkilemektedir 2.

Trump hükümetinin yeni dış politikası, geleneksel ideolojik ittifaklara ve değer yargılarına dayanma prensibinden vazgeçerek bunun yerine çıkar değişimini esas alan bir alışveriş (pazarlık) diplomasisini ikame etmiştir 3. Bu yeni yönelim; ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü güvenlik garantisi, savunma silahlarının satışı ve yüksek teknoloji tedarik zinciri gibi stratejik unsurları doğrudan ekonomik çıkarlar elde etmenin bir aracı olarak kullanmasında kendini göstermektedir 4.

Bu siyasi dönüm noktasının en belirgin ifadesi, 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Pekin’de gerçekleştirilen ABD-Çin liderler zirvesinde yerini bulmuştur 5. Söz konusu üst düzey toplantı, küresel bir enerji krizinin baş gösterdiği ve Hürmüz Boğazı’nın kapandığı son derece kritik bir döneme denk gelmiştir 1. Bu görüşme, iki büyük güç arasındaki rekabet ve iş birliğinin yeni sınırlarını belirleme rolünü oynamıştır 6.

Dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, Trump’ın bu defaki ziyaretine Elon Musk ve Tim Cook gibi teknoloji ile ticaret dünyasının önde gelen isimlerinin eşlik etmesi, bu müzakerelerin merkez noktasının yalnızca siyasi bir çekişmeden ibaret olmadığını göstermiştir 7. Aksine bu kadro, görüşmelerin ekonomi ve ticari çıkarlara daha fazla odaklandığını açıkça ortaya koymuştur 7.

Toplantı sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Tayvan meselesinin Çin-ABD ilişkilerindeki en önemli ve en hassas çekirdek mesele olduğunu dile getirmiştir 8. Şi Cinping, eğer bu mesele doğru bir şekilde ele alınmazsa iki ülke arasında doğrudan bir çatışmanın patlak vereceğini belirterek sert bir uyarıda bulunmuştur 5. Bu uyarı, Çin’in söz konusu meseledeki kırmızı çizgisinin ne kadar keskin olduğunu gözler önüne sermiştir 5.

Aynı zamanda, uluslararası kamuoyunun ABD ile Çin’in “Tukidides Tuzağı”nı gamsızca atlatıp atlatamayacağına dikkat ettiği zirvede özel olarak zikredilmiştir 9. Bu kavram, yeni yükselen bir güç ile mevcut egemen güç arasındaki rekabetin savaşa dönüşme riskini ifade eder 9. Şi Cinping bu yolla, Çin’in ABD ile olan stratejik rekabetini yalnızca ekonomik bir mesele olarak değil, bir güvenlik meselesi olarak gördüğünü ortaya koymuştur 9.

Trump’ın dış politikadaki temel felsefesi olan “Önce Amerika” prensibi, geleneksel uluslararası yükümlülüklerden ziyade iç ekonomik verimliliği öncelikli sıraya koymaktadır 10. Onun mantığına göre, ABD’nin dünyanın dört bir yanındaki müttefiklerini koruması sadece bir güvenlik anlaşması olmayıp, ekonomik açıdan hesap kitap yapılan bir süreçtir 10. Bu bakış açısı Trump hükümetinin Tayvan politikasına da sirayet etmiş olup, ABD artık Tayvan’ı Çin ile yürütülen jeopolitik görüşmelerde bir pazarlık kozu olarak görmektedir 11.

Bu nedenle, Donald Trump’ın Pekin ziyareti ve sonrasındaki beyanatları yalnızca iki ülke liderinin diplomatik bir temasından ibaret olarak anlaşılamaz 3. Bu eğilim, ABD’nin Batı Pasifik’teki uzun vadeli güvenlik garantisini yeniden şekillendirdiğinin bir göstergesidir 2. Bu makalede, Trump’ın Tayvan meselesine yönelik söz ve eylemlerinin etkilerini sistematik ve bilimsel bir temel üzerinde masaya yatıracağız.

Donald Trump’ın Tayvan Hakkındaki Sözleri ve Diplomatik Belirsizlik

ABD’nin önceki dönem hükümetleri Tayvan meselesinde stratejik belirsizlik politikası yürütmenin yanı sıra, 1982 yılındaki “Altı Güvence”ye riayet edegelmişti 12. Fakat Donald Trump’ın yeni görev döneminde bu politika daha da muğlak ve çelişkili bir hal almıştır 11. Trump, ABD’nin Tayvan’ı koruyup korumayacağına dair sorulara net cevaplar vermekten kaçınarak, “Ben bu hususta bir yorumda bulunmayacağım, çünkü kendimi öyle bir pozisyona sokmak istemiyorum” demek suretiyle gelecekteki hareket planını sır gibi saklamıştır 13.

Trump Pekin’den dönüş yolunda, başkanlık uçağında muhabirlerin sorularını yanıtlarken Tayvan’a karşı son derece mesafeli ve yabancılaştırıcı bir duruş sergilemiştir 14. Tayvan ile Çin’in coğrafi mesafesini kıyaslayarak: “Tayvan Çin’den sadece 59 mil uzakta, biz ise 9 bin 500 mil uzaktayız” diye belirtmiştir 14. Trump’ın coğrafi faktörü öne sürerek Tayvan’ı korumanın zorluğunu vurgulaması, ABD’nin savunma iradesinin zayıfladığına dair bir sinyal olarak yorumlanmaktadır 15.

Bunun yanı sıra Trump, Tayvan’ın siyasi statüsünü tasvir ederken diplomatik teamüllere aykırı şekilde sıra dışı ifadeler kullandı 16. Tayvan’ı bir ülke veya oluşum olarak adlandırmak yerine, “Şimdilik buraya bir ‘yer’ diyelim, çünkü hiç kimse orayı nasıl tanımlayacağını bilmiyor” şeklinde hitap etti 16. Bu tür bir ifade tarzı, ABD’nin Tayvan’ı siyasi bir özneden ziyade bir ticari nesne olarak gördüğünü ifşa etmiştir 14.

Trump ayrıca Tayvan’ı, ABD’nin yarı iletken ve çip endüstrisini “çalmakla” suçlayarak onları müttefiklik konumundan ekonomik bir rakip seviyesine indirgemiştir 14. Bu tür bir itham, Trump hükümetinin Tayvan’a yüksek gümrük vergileri koyması için ideolojik bir bahane yarattı 17. Bu açıdan bakıldığında, ABD’nin Tayvan’dan ekonomik olarak kesinlikle daha fazla kazanç sağlaması gerektiği yönündeki görüşler peydahlandı 18.

ABD’nin Tayvan’a satacağı silah anlaşmaları da Trump’ın gözünde bir “pazarlık kozu” haline gelmiştir 19. Trump, Fox News’a verdiği röportajda, Tayvan’a satılacak olan 14 milyard dolarlık silah satışı paketinin onaylanmasının Çin’in sergileyeceği tutuma bağlı olduğunu açıkça söyledi 20. Bu durum, ABD’nin Çin ile silah satışı meselesinde istişarede bulunmayacağına dair temel ilkelere açıkça aykırıydı 21.

Diğer taraftan Trump, Tayvan’ı resmi olarak bağımsızlık ilan etmemesi hususunda uyardı 22. Çin’in bu meselede son derece hassas olduğunu ve bağımsızlık ilanının büyük bir çatışmaya yol açacağını vurguladı 23. Trump her iki tarafı da itidalli olmaya çağırarak, ABD’nin uzak mesafedeki bir savaşa dahil olmak istemediğini bir kez daha hatırlattı 22.

Dikkat çekici bir diğer nokta ise, 2025 yılında yayımlanan ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi Raporu’ndaki bariz değişikliklerdir 11. Biden hükümetinin raporunda ABD’nin Tayvan Boğazı’ndaki mevcut statünün değiştirilmesine “karşı olduğu” yazılmışken, Trump’ınkinde “desteklemediği” şeklinde değiştirilmiştir 11. Siyasi analistlere göre bu kelime değişikliği, ABD’nin Tayvan’a verdiği güvenlik taahhüdünün derecesini düşürmek anlamına gelmektedir 11.

Arap kaynaklarının analizlerine dayandığında, Trump’ın Çin ile olan görüşmesinde Tayvan meselesini Orta Doğu krizi ile ilişkilendirerek pazarlık konusu yaptığı görülmektedir 24. 2026 yılının Şubat ayındaki İran krizi sebebiyle Hürmüz Boğazı’nın kapanması piyasaları paniğe sevk etmişti 1. Trump’ın, Çin’den İran’a baskı yaparak Hürmüz Boğazı’nı açtırma sözü alması karşılığında, Tayvan meselesinde taviz verebileceğine dair sinyaller vermiş olması muhtemeldir 6.

Bu tür siyasi adımlar göstermektedir ki, Donald Trump hükümetinin Tayvan’a yönelik politikası bütüncül ve sistemli bir koruma mekanizmasından sapmıştır 11. Bu politika, konjonktürel çıkarlara dayanan belirsiz bir durumu ortaya çıkarmıştır 25. Bu vaziyet yalnızca Çin’e değil, aynı zamanda Tayvan’a ve ABD’nin diğer müttefiklerine de farklı derecelerde olumsuz sinyaller vermiştir 5.

Tayvan’ın Savunma Kapasitesi ve İç Siyasi Vaziyete Olan Etkileri

ABD’nin Tayvan’a yönelik yeni politikası, Tayvan’ın kendi kendini koruma kapasitesi üzerinde çift yönlü etki göstermektedir 26. Bir taraftan Trump hükümeti, Tayvan’ın savunma bütçesini gözle görülür bir oranda artırmasını katı bir şekilde talep etti 26. Trump hatta Tayvan’ın savunma bütçesini gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 10’una ulaştırması gerektiğini ileri sürdü 26. Bu baskı altında Tayvan hükümeti, kendi 2026 yılı savunma bütçesini GSYİH’nin yüzde 3.2’sine çıkardı 27.

Bu süreçte, ABD hükümetinin Tayvan’a sağlayacağı karşılıksız askeri yardımlar esas itibarıyla askıya alındı 28. 2025 yılının Eylül ayında Trump hükümeti, Tayvan’a verilecek olan 400 milyon dolarlık askeri yardım planını iptal etti 28. Analistler bunu, Trump’ın başkalarına bedavaya silah vermeme prensibinin bir tezahürü olarak değerlendirmektedir 29. Tayvan, silahları kendi cebinden para ödeyerek satın almaya mecbur kalmaktadır 29.

Lakin, Tayvan’ın savunma sistemindeki bir diğer önemli unsur olan “Silikon Kalkanı” ağır bir darbe aldı 4. Silikon kalkanı fikri; Tayvan’ın ileri düzeydeki yarı iletken üretiminin, ABD ve dünya ekonomisini Tayvan’a muhtaç olmaya mecbur kıldığı yönündeki bir güvenceydi 4. Ancak Trump hükümetinin baskıları neticesinde Tayvanlı şirketler, ABD’de yeni fabrikalar kurmak üzere 250 milyar dolarlık yatırım yapmaya söz verdiler 30.

Tayvan hükümeti de bunun için 250 milyar dolarlık bir garanti fonu ayırmayı kabul etti 17. ABD’nin bu ileri teknolojiyi kendi ülkesine nakletmesi, aslına bakılırsa Tayvan’ın silikon kalkanını zayıflatmıştır 31. Neticede, ABD’nin Tayvan’ve olan ekonomik ve teknolojik bağımlılığı gözle görülür bir düzeyde azaldı 31.

Bu tür gelişmeler Tayvan halkı arasında ABD’ye karşı bir güven krizi doğurdu 32. Yakın dönemde yürütülen kamuoyu araştırmalarının sonuçları gösterdi ki, Tayvan halkının büyük bir kısmı ABD’nin olası bir duruma müdahale edeceğine olan inancını yitirmiştir 31. Eğer halkın ABD’ye olan güveni sarsılırsa, savunma için bedel ödeme ve Çin’e karşı direnme iradesi de zayıflar 33.

Tayvan Devlet Başkanı Lai Ching-te bu vaziyete karşı koymak adına kararlı bir duruş sergiledi 34. O, Tayvan’ın kendi ulusal egemenliğinden ve onurundan vazgeçmeyeceğini vurguladı 34. Aynı şekilde Tayvan’ın, asla büyük güçlerin üzerinde pazarlık yaptığı bir koz haline gelmeyeceğini belirtti 34. Lai Ching-te, ABD’nin silah satışının bölgesel barış ve istikrarı korumada hayati bir faktör olduğunu ifade etti 35.

Hükümet yetkilileri halkı teskin etmek ve Washington ile olan ilişkilerin normal seyrettiğini göstermek adına yoğun çaba sarf etmektedir 36. Tayvan Dışişleri Bakanlığı ve ilgili birimler, ABD’nin Tayvan’a silah satmasının yasal bir zorunluluk olduğunu mükerrer defalar ilan etti 37. Her halükarda, Tayvan’ın iç siyasi yapısındaki kutuplaşma vaziyeti daha da çetrefilli hale getirdi 38.

Yeni nesil gençlerin bir kısmında bağımsızlık hakkındaki tutumlarda değişimler gözlenmekte olup, bir savaşın patlak vermesini önlemek adına Çin ile belirli ölçüde müzakere yürütülmesi gerektiği yönündeki görüşler kuvvetlenmektedir 39. Muhalefet partileri ise bütçenin daha büyük bir kısmının eğitim ve refah alanlarına tahsis edilmesi gerektiğini savunmaktadır 39. Bu faktörler, ulusal savunmayı güçlendirme gayretlerinin önüne set çekmektedir 39.

Genel olarak bakıldığında, Trump hükümetinin Tayvan’dan silah alımını artırmasını talep etmesi, aynı zamanda verdiği sözleri birer koz olarak kullanması Tayvan’ı zor bir çıkmaza sokmuştur 40. ABD’nin Tayvan politikasındaki bu dönüş, Tayvan’ın uzun vadeli güvenlik garantisini tehlikeye atmakla kalmayıp, ordunun savaşma azmi üzerinde de sistemli bir biçimde olumsuz etkiler doğurmaktadır 41.

Hint-Pasifik Bölgesindeki Müttefiklerin ABD’ye Karşı Güven Krizi

Donald Trump hükümetinin Tayvan meselesinde sergilediği çıkar merkezli pazarlık vaatleri, Hint-Pasifik bölgesinin tamamının güvenlik mimarisinde şiddetli bir sarsıntıya yol açtı 5. ABD’nin bölgedeki en önemli müttefikleri olan Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Avustralya gibi devletler bu vaziyeti pürdikkat takip etmektedir 42. Onlar, ABD’nin Tayvan’a yönelik muamelesini Batı Pasifik’teki güvenlik taahhüdünün bir mihenk taşı olarak görmektedir 43.

Trump’ın Tayvan’ı diplomatik bir koz olarak Çin ile pazarlık masasına sürmesi bu müttefiklerde derin bir endişe uyandırdı 44. Onlar, “ABD kendi menfaatleri uğruna yarın bizi de feda eder mi?” şüphesine düştüler 44. Bu endişelerin tazyikiyle Japonya, kendi ulusal savunmasını normalleştirme adımlarını misli görülmemiş bir hızla tırmandırdı 45.

Japonya Başbakanı Takaichi Sanae, Tayvan’da meydana gelme ihtimali olan herhangi bir çatışmanın Japonya için bir hayatiyet (ölüm-kalım) meselesi olacağını açıkça vurguladı 45. Yakın zamanda Japon ordusu Güney Çin Denizi’nde Tip-88 gemisavar gemi imha füzesini test etti 46. Bu, Japonya’nın ABD’ye tamamen sırtını dayamanın risklerini idrak ederek kendi bağımsız savunma gücünü artırmaya yöneldiğinin bariz bir nişanesidir 46.

Güney Kore de bu doğrultuda kendi acı gerçekleriyle yüzleşmektedir 47. Seul yönetimi, Kuzey Kore’nin tehditlerine karşı ABD’nin genişletilmiş caydırıcılık gücüne güvenegelmişti 47. Ancak ABD hükümeti, Orta Doğu’daki durum sebebiyle Kore’deki bazı hava savunma sistemlerini Orta Doğu’ya kaydırdı 47. Bu, Güney Kore’yi kendi ulusal savunmasının ana sorumluluğunu üstlenmeye çağırmak demek olup Kore’de büyük bir infial yarattı 47.

Filipinler ve Avustralya gibi bölgedeki diğer devletler de çok kutuplu bir güvenlik ağı örmek için seferber olmaktadır 48. Filipinler, Güney Çin Denizi’ndeki sürtüşmelerde Çin’in baskılarına fıtraten maruz kalmaktadır 48. Trump hükümetinin muğlaklığı, onları yalnızca ABD’ye bel bağlamaktan vazgeçerek Japonya ve Avustralya ile ikili iş birliklerini güçlendirmeye sevk etti 49.

Diğer taraftan Çin ordusu, bölgedeki boşluktan istifade ederek Tayvan’a yönelik askeri kuşatmasını tahkim etmeyi sürdürmektedir 50. Fujian eyaleti, Tayvan’a en yakın Çin toprağı olması hasebiyle Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun ana harekât merkezine dönüştürülmüştür 51. Fujian’ın coğrafi özelliklerinden yararlanarak Çin ordusu, oraya DF-17 tipi sesten hızlı (hipersonik) füzeler konuşlandırdı 52.

Bu füzeler ani baskın yapma kabiliyetine sahip olup bölgedeki askeri tesisleri doğrudan imha etme gücünü haizdir 52. Bununla birlikte, J-20 tipi hayalet (görünmez) savaş uçaklarının Fujian’daki üslerde konuşlandırılması mühim bir stratejik ehemmiyet taşımaktadır 53. Bu, Çin’in bölgedeki hava ve deniz kontrolünü tamamen ele geçirme planının bir parçasıdır 53.

Çin’in bu askeri hamleleri açıkça göstermektedir ki onlar, ABD’nin stratejik muğlaklığından faydalanarak bölgede askeri açıdan reel bir tehdit mekanizması şekillendirmektedir 54. Çin’in maksadı, sıcak bir çatışma patlak vermeden önce ABD’nin müdahale iradesini kırmaktır 54. Bu tür psikolojik ve askeri tazyik, yalnızca Tayvan’ı değil, bilumum müttefikleri tasalandıran bir realitedir 54.

Hülasa etmek gerekirse, ABD’nin bölgedeki liderlik konumu ve caydırıcılık gücü yalnızca silah kuvvetine değil; taahhütlerin istikrarına ve güvenilirliğine dayanır 55. Trump’ın politikası neticesinde baş gösteren bu güven krizi, Batı Pasifik’in istikrarı için ek bir risk kaynağı teşkil etmektedir 49. Müttefiklerin bağımsız hareketleri, ABD merkezli sistemin çözülmekte olduğunu ispatlar 56.

ABD Kongresi ve Teknoloji Dünyasının Dengeleyici Rolü

ABD’nin Tayvan politikasında Trump’ın yürütme organı (hükümet) pazarlığı öncelikli sıraya koymuş olsa da ABD Kongresi ve yüksek teknoloji dünyası güçlü birer dengeleyici rol oynamaktadır 57. ABD Kongresi, Tayvan meselesinde muazzam bir iki partili (Demokratlar ve Cumhuriyetçiler) ortak paydaya sahiptir 58. Başkanın sarf ettiği sözlerden bağımsız olarak Kongre, Tayvan’ı destekleyen kararları kesintisiz bir biçimde onaylamaya devam etmektedir 58.

Yakın zamanda ABD Senatosu “Tayvan Güvencesini Uygulama Kanunu”nu kabul etti ve Başkan Trump’ın imzalamasıyla yasalaştı 59. Bu yasa, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Tayvan ile olan temasları kısıtlayan eski mevzuatını periyodik olarak gözden geçirmesini şart koşar 59. Bu sayede, Tayvanlı yetkililerle yürütülen resmi diyalogun seviyesini yükseltmenin önü açıldı 60.

Bunun haricinde, ABD Temsilciler Meclisi PROTECT Taiwan yasa tasarısını ezici bir çoğunlukla onayladı 61. Bu yasa, Çin’in Tayvan’a askeri bir tehdit oluşturmasından çekinerek onu uluslararası finansal sistemlerden dışlamayı içerir 61. Kongre aynı zamanda “Tayvan ve ABD Uzay İş Birliği Kanunu”nu (TASA Act) sunarak iki ülkenin ortaklığını yeni bir safhaya taşımaktadır 62.

Güvenlik ve siyaset sahasındaki bu desteklerin yanı sıra, resmi mekanizmaların dışındaki diplomatik temaslar da süreklilik kazandı 63. Misal olarak, Tayvan temsilcisi, ABD Başkanlık İstihbarat Danışma Kurulu (PIAB) üyeleriyle Washington’da gizli bir görüşme gerçekleştirdi 64. Bu tür olağan dışı diplomatik kanallar, hükümetin muğlak politikasını dengeleme rolünü üstlendi 64.

ABD’nin yüksek teknoloji firmalarının Tayvan ekonomisi ile sıkı bir biçimde eklemlenmesi de ABD-Tayvan ilişkilerinin kopmaz bir zincirine dönüştü 65. Her ne kadar Trump hükümeti TSMC’yi ABD’de tesis açmaya zorlamış olsa da ABD’nin küresel teknoloji devleri yine de Tayvan’ın bizzat kendisindeki inovasyon iklimine bağımlı olmaktan kurtulamamaktadır 66.

Örneğin, dünyadaki en büyük yapay zekâ çipi üreticisi olan NVIDIA, Tayvan’da resmi şube açılışını onaylatarak araştırma ve geliştirme aparatlarıyla ortaklıklar kurdu 66. Bununla beraber Google firması, Tayvan’ın Taipei şehrinde devasa bir yapay zekâ donanım mühendisliği merkezi açtı 67.

Diğer taraftan, dünyadaki en büyük bulut bilişim hizmeti sağlayıcısı olan Amazon Web Services (AWS) firması da Asya-Pasifik bölgesi merkezini resmi olarak faaliyete geçirdi 67. Amerikan firmalarının bu غايەت (muazzam) yatırımları, Tayvan’ı uluslararası bulut ve yapay zekâ mimarisine sımsıkı bağlamıştır 67.

Bu tür teknolojik yapılarla Tayvan’ın üretim gücünün birleşmesi son derece derin bir stratejik ehemmiyete haizdir 68. Amerikan teknoloji şirketlerinin küresel rekabet gücü, kederince Tayvan’ın sanayi ekosisteminin istikrarına endeksli hale gelmektedir 68. Demek oluyor ki, Kongre’nin siyasi bariyeri ve teknoloji dünyasının ekonomik bağımlılığı, Trump’ın politikasına ket vuran mühim birer engel teşkil etmektedir 69.

Sonuç: Alışveriş Diplomasisinin Uzun Vadeli Riskleri

Donald Trump hükümetinin Tayvan’a yönelik politikası, büyük ekonomik ve savunma çıkarları elde etmede belirli ölçüde başarı yakalamış olsa da bunun jeopolitik bedeli son derece ağır olmaktadır 70. ABD; Tayvan’ı savunmaya daha fazla bütçe ayırmaya ve teknoloji fabrikalarını ABD’ye taşımaya mecbur bırakarak ekonomik girdiler sağladı 70. Lakin bu başarılar, ABD’nin geleneksel güvenlik garantisinin inandırıcılığını tuzla buz etti 71.

Tayvan’ın “Silikon Kalkanı”nın güç kullanılarak parçalanması ve ABD’ye nakledilmesi, ABD’nin Tayvan’ın varlığını korumaya yönelik ilgisini sönümlendireceği yönündeki mütalaaları doğurdu 71. Bununla birlikte, Tayvan’a yapılacak silah satış anlaşmalarının Çin ile yürütülen müzakerelerde birer koz diye deklare edilmesi, stratejik muğlaklık politikasının hamiyet gücünü ortadan kaldırdı 49.

ABD’nin Tayvan için askeri açıdan müdahil olmak istemediğine dair sinyaller, Çin’in risk algısını değiştirdi 71. Bu tür bir lakayıt duruş, Çin’in daha cüretkâr ve saldırgan karakterdeki bir abluka yahut tazyik hamlelerine başvurmasına tırpan vurabilir 71. Bu vaziyet, güvenlik ortamını tehlikeli bir eşiğe itmektedir 72.

Diğer bir yönden, ABD’nin müttefikleri kendi güvenlik çıkarlarının, ABD ve Çin’in ikili anlaşmalarında hunharca kurban edilme ihtimalini idrak etmiş oldular 73. Bu farkındalık Japonya, Güney Kore ve Filipinler gibi devletlerde de ABD’ye olan tabiî bağımlılığı azalttı 56. Bölgesel devletlerin çok kutuplu savunma hazırlıklarını tahkim etme eğilimi ivme kazandı 56.

ABD zaviyesinden bakıldığında, devletin güvenilirliğini ve hamiyet gücünü muhafaza etmek, müttefiklere verilen teminatın pazarlığa tabi olmadığını sergilemekle hayat bulur 55. Uluslararası müttefiklik münasebetlerini kısa vadeli finansal alışverişlere benzeterek muamele etmek, esasta caydırıcılık mekanizmasının tözünü yok eder 44.

Yekun vurulduğunda, Donald Trump’ın Tayvan meselesindeki bu defaki sözleri ve politikası tarihsel bir kırılma noktası teşkil etmektedir 72. Alışveriş diplomasisini mihver edinen siyaset, Hint-Pasifik bölgesinin güvenlik nizamını son derece kaygan bir realiteye sürükledi 49. Çin’in Tayvan Boğazı’ndaki stratejik emellerinin zerre değişmediği böyle bir dönemde, ABD’nin bu tür bir yönelimi gelecekteki kestirilemez çatışmaların tohumunu ekmiş olabilir 72.

Kaynaklar:

  1. 3 Erman Tatlıoğlu, “ABD-Çin ilişkilerinde yeni denklem: Rekabet, pazarlık ve kontrollü gerilim”, Anadolu Ajansı, 16 May 2026.
  2. 74 Trey Thoelcke, “Did the US-China Summit Make TSMC More Vulnerable?”, 24/7 Wall St., May 19, 2026.
  3. 2 Stefano Pelaggi, “POLICY BRIEF: Taiwan under Trump 2.0: Managed Centrality in an Era of Calibrated Competition”, EUI Cadmus, April 2026.
  4. 35 Associated Press, “Taiwan’s president defends U.S. arms purchases after Trump sowed doubts following visit to China”, PBS News, May 17, 2026.
  5. 1, 25, 29, 42, 48, 64, 70, 71, 73, 75, 76 Analysts, “The Geopolitical Risk Matrix of Trump 2.0’s Taiwan Policy: A Multilingual Strategic Assessment across English, Arabic, and Turkish Sources”, strategic document, May 2026.
  6. 4, 27, 31-33, 41 Pamela Kennedy, “The Trust Deficit: Will US-Taiwan Frictions Weaken Deterrence?”, Stimson Center, May 15, 2026.
  7. 30, 57-62, 65-69 Peter CHU, Marc JULIENNE, “The U.S. Policy Toward Taiwan Beyond Donald Trump: Mapping the American Stakeholders of U.S.-Taiwan Relations”, Ifri, February 17, 2026.
  8. 38, 39, 77 Kharis Templeman, “Thinking through America’s baseline priorities on Taiwan”, Brookings Institution, March 20, 2026.
  9. 14, 16 News Center, “Trump Pekin dönüşü Tayvan’ı sattı: “Çok uzakta. Artık buraya ‘yer’ diyelim, çip endüstrimizi çaldılar””, Serbestiyet, 16 May 2026.
  10. 11, 13, 17, 26, 40, 78 Ghulam Ali, “Trump’s Policy toward Taiwan: Compounding Strategic Ambiguity”, Global Taiwan Institute, January 28, 2026.
  11. 50-54 Emerson Tsui, “One Strait Away: Fujian’s Strategic Role in a Taiwan Contingency”, Global Taiwan Institute, January 28, 2026.
  12. 5, 15, 18, 19, 34, 43-47, 49, 55, 56, 79, 80 Transatlantic Task Force, “Trump’s Taiwan Ambiguity Tests Alliance Confidence After the Xi Summit”, Beyond the Horizon ISSG, May 20, 2026.
  13. 7-9, 81 News Center, “Trump-Şi görüşmesi sona erdi: Tayvan konusu yanlış ele alınırsa iki ülke çatışabilir”, Gazete Oksijen, 14 May 2026.
  14. 20, 21, 72 Kanishkh Kanodia, “Trump’s approach to Taiwan could jeopardize its future”, Chatham House, 19 May 2026.
  15. 12 Editorial Board, “ED Trump’s Taiwan gamble”, The Korea Times, May 18, 2026.
  16. 24 News Center, “Çin, Trump’ın ziyaretinde ABD’ye Tayvan ve İran’la ilgili mesajlar verdi”, Rudaw, 17 May 2026.
  17. 10 وحدة الدراسات السياسية, “السياسة الخارجية لرئاسة ترامب الثانية: الرؤية والتوقعات”, Doha Institute, 18 November 2024.
  18. 23, 36, 37 AFP, “تايوان تؤكد على استقلالها بعدما حذرها ترامب من إعلانه”, SWI swissinfo.ch, 16 May 2026.
  19. 22 Admin, “ترامب يحث تايوان على تجنب إعلان الاستقلال بعد محادثات مع الصين”, Oz Arab Media, 16 May 2026.
  20. 28, 63, 82 خەۋەر مەركىزى, “ترامب يمتنع عن المصادقة على مساعدة عسكرية لتايوان”, الجزيرة نت, 19 September 2025.
  21. 6 عبدالحفيظ جمال, “قمة ترامب وشي.. هدنة الضرورة ومعركة النفوذ”, صحيفة الخليج, 14 May 2026.
  22. 83 سامح جريس, “لتفادي صراع تايوان.. ترامب يراهن على “صداقته” مع شي”, القاهرة الاخبارية, 12 May 2026.