Lahey Belediye Meclisi Çin Yanlısı Fener Festivali'ni Yasakladı

Yalnız Uygur’a yönelik saldırının ardından "Barış ve Adalet Şehri" Pekin'in propaganda kolunu kesti.

Yazar: Abdurehim Gheni Uyghur

"Tiranlık kendini yalanlarla korur; hakikat ise baskı duvarlarını cesaretle yıkar." — Abdurehim Gheni Uyghur'un kişisel anılarından.

20 Mayıs 2026'da Lahey Belediye Meclisi, Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) sınır ötesi baskı ve korkutma sistemine ağır bir darbe indirmek adına tarihi ve kararlı bir siyasi adım attı. Lahey Belediyesi, kendi yetki alanı içinde faaliyet gösteren Pekin yanlısı yeraltı ağlarıyla ilişkilerini resmen kesti. Belediye Başkanı Jan van Zanen, her yıl düzenlenen Çin Fener Festivali'ni organize eden Çin yanlısı kuruluşa kalıcı bir yasak getirildiğini duyurarak, bu grubun etkinlikleri için artık belediye binası atriumunu (merkezi salonunu) kullanmalarının "istenmediğini" ilan etti.

Bu cesur idari karar, belediye meclisindeki halka açık oturumda verdiğim acı dolu ifadenin ardından, Yeşil Sol Parti (GroenLinks) Meclis Üyesi Hera Butt ile İşçi Partisi (PvdA) ve Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) tarafından başlatılan acil bir tartışma sonucunda alındı.

Lahey'in siyasi kalbindeki bu acil tartışma, doğrudan 14 Şubat'ta işlenen ağır şiddet eylemlerine dayanıyor. O gün, Lahey Belediye Binası'nın atriumunda düzenlenen Fener Festivali sırasında Çin rejiminin mezalimlerine karşı barışçıl ve tek kişilik bir protesto gerçekleştirirken, Pekin yanlısı güvenlik görevlileri bana vahşice saldırdı. Belediye Meclisi'ne hitap etmem için verilen kısıtlı sürede, maruz kaldığım fiziksel ve psikolojik terörü şu sözlerle dile getirdim:

"Sayın Başkan, Komisyonun Değerli Üyeleri,

Adım Abdurehim Gheni. Bugün huzurunuzda, 14 Şubat'ta tam da bu belediye binasının içinde gerçekleşen vahşi ve barbarca bir saldırının doğrudan mağduru olarak duruyorum. Çin tiranlığına karşı barışçıl protestom sırasında, Çinli güvenlik personeli bana şiddetle saldırdı. Boynumu ve kollarımı bükerek elimdeki pankartları zorla çekip aldılar. Saldırı sırasında kulağıma eğilerek, 'Toplama kampını hak ediyorsun, ölümü hak ediyorsun, seni öldüreceğim' diye fısıldadılar. Bu dehşet verici deneyim iç dünyamda ağır bir travma yarattı; kendimi demokratik Hollanda'da değil, Çin'in acımasız askeri işgali altındaki Doğu Türkistan'da bir toplama kampına sürükleniyormuşum gibi hissettim. Pekin’in uzun kolu hayatıma sızarak buradaki sağlığımı ve güvenliğimi yok etti."

"O gün belediye binası Hollandalı medya mensuplarıyla doluydu, ancak onlar Çin'in bu zorbalığını görmezden gelerek sessiz kalmayı tercih ettiler. Eğer bu belediye meclisindeki siyasi partiler Belediye Başkanı'na acil sorular yöneltmeseydi ve 'Algemeen Dagblad' (AD) gazetesi muhabiri Iris van den Boom bu durumu cesurca haberleştirmeseydi, Çin’in bu sınır ötesi baskısı gizli kalacaktı. Böyle bir örtbas, Hollanda topraklarında daha saldırgan Çin düşmanlıklarına yol açacaktı. Sessizliği bozarak bu şiddeti ifşa eden bu üç siyasi partiye ve AD gazetesine en derin şükranlarımı sunuyorum."

"Bu saldırının ardından aldığım aralıksız ölüm tehditleri psikolojik sağlığımı darmadağın ediyor. Aile doktorumun acil sevkiyle, yoğun psikiyatrik tedavi için Uzmanlaşmış Ruh Sağlığı Bakımına (SGGZ) yatırıldım. Pekin'in uzun kolu sağlığımı ve hayatımı aktif olarak yok ediyor."

"Milletimin özgürlüğü için verdiğim mücadele benden ağır bir bedel istedi. 2024'te burada, Lahey'deki Dünya Vatandaşları Mahkemesi'nde kilit tanık olarak yer aldım ve Xi Jinping tarafından işlenen Uygur Soykırımı'na karşı ifade verdim. Bu ifademden ötürü babam bir Çin toplama kampında işkenceyle öldürüldü, ailemden 19 kişi ise hala kayıp. Bu meclise net bir soru soruyorum: Eğer beni bu belediye binasının güvenli duvarları içinde bile Çin şiddetinden koruyamıyorsanız, o zaman bu şehrin taşıdığı 'Barış ve Adalet Şehri' unvanının ne anlamı kalır?"

20 Mayıs 2026'da Hollanda'nın en büyük ulusal gazetelerinden biri olan "Algemeen Dagblad", "Çinli Kuruluş Artık Belediye Binasında İstenmiyor" başlıklı tam sayfa bir araştırma dosyası yayınladı. Belediye Başkanı Jan van Zanen’in kesin kararlılığına yer verilen makalede, organizatör Atom Zhou’nun iddiaları da belediye başkanı tarafından reddedildi.

Belediye Başkanı, Çinli grubun eylemlerini Hollanda egemenliğinin ve belediye protokolünün açık bir ihlali olarak kınadı. Hollanda yasalarına göre sadece resmi güvenlik görevlilerinin müdahale yetkisi olduğunu vurgulayan başkan, Pekin yanlısı kuruluşun siyasi propaganda platformunu elinden aldı ve binayı onlara yasakladı. Belediye Başkanı ayrıca şahsi güvenliğim ve kayıp aile fertlerimin akıbeti hakkında benimle özel bir görüşme yapmayı kabul etti.

Lahey'in bu tarihi kararı yalnız değildir; Hollanda Ulusal Parlamentosu (Tweede Kamer) da geçtiğimiz günlerde sınır ötesi baskıyla mücadele etmek için bir yasa tasarısını kabul etmişti. Lahey'de elde edilen bu zafer, Avrupa genelindeki Pekin ağlarına net bir uyarıdır: Batı’nın demokratik kurumları artık tiranların oyun alanı olmayacaktır.