Çin'in Uygurlara Yönelik Baskı Kampanyası Yeni Bir Aşamaya Girdi

2019'un sonlarında Çin hükümeti, bir milyondan fazla Uygur ve diğer Müslüman azınlığın tutulduğu "yeniden eğitim kamplarının" kapatıldığını duyurdu. Ancak "Financial Times" tarafından yayınlanan yeni bir rapor, Çin'in bu azınlıklara yönelik kampanyasının yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.

Uygur Toplumunun Uzun Vadeli Yeniden Şekillendirilmesi

Raporda, birçok kampın kapatılmasına rağmen geniş bir hapishane ve gözaltı merkezi ağının yanı sıra kapsamlı izleme sistemleri ve sosyal kontrol mekanizmalarının hala mevcut olduğu belirtiliyor. Baskıların artık Uygur toplumunu uzun vadeli olarak yeniden şekillendirmeye yöneldiği ifade ediliyor.

Zorla Çalıştırma Programları

Pekin yönetimi, Uygurları ülkenin diğer bölgelerindeki fabrikalarda çalışmaya gönderen zorla çalıştırma programlarını da genişletti. Bu durum, Çin'de faaliyet gösteren yabancı şirketleri büyük zorluklarla karşı karşıya bırakıyor; zira tedarik chainlerinin (tedarik zincirlerinin) Uygur hakları ihlalleriyle bağlantılı olmadığını garanti altına almak için denetim yapmak artık çok daha zor, hatta tehlikeli bir hale geldi.

ABD'deki Komünizm Kurbanlarını Anma Vakfı'nın Çin Çalışmaları Direktörü Adrian Zenz, istihdam programının Pekin için yeni bir öncelik haline geldiğini söylüyor. Zenz, kamp sisteminin; doğumu engelleme, ebeveynleri çocuklardan ayırma, yatılı eğitim ve zorunlu iş gücü transferi gibi politikaların önünü açtığını ekliyor.

Zenz ayrıca, devletin yatılı okul sistemi üzerinden yürüttüğü uygulamaların Uygur toplumunu parçaladığına dikkat çekerek, çocukların çok erken yaşlarda ailelerinden koparıldığını, Uygur dili ve kültürel pratikleri üzerinde ise ağır kısıtlamalar uygulandığını belirtiyor.

Çin'deki en büyük Uygur nüfusuna ev sahipliği yapan Sincan (Doğu Türkistan) bölgesi, Pekin için stratejik bir öneme sahip. Bölge, Çin'i Orta Asya, Orta Doğu ve Avrupa'ya bağlayan ticaret yolları üzerinde bulunmasının yanı sıra devasa kömür, petrol ve gaz rezervlerine sahip.

Financial Times; uydu görüntüleri, hükümet belgeleri, yerel medya raporları ve tanık ifadelerini kullanarak Sincan (Doğu Türkistan)'daki 579 gözaltı yerleşkesinin toplam alanını değerlendirdi ve 2011'den bugüne kadar bu tesislerin genişlemesini, kapatılmasını veya kullanımının devam etmesini takip etti.

Dünyanın En Büyük Gözaltı Sistemi

Analiz sonucunda, bölgenin şu anda aşırı kalabalık olmaksızın yaklaşık 627.000 kişiyi tutma kapasitesine sahip olduğu ortaya çıktı. Bu, yerel halkın yaklaşık her 40 kişisinden birine tekabül ediyor ve bu oranla bölge, nüfusa oranla dünyanın en büyük gözaltı sistemine sahip yer haline geliyor.

Araştırmacılar, 2017-2022 yılları arasında Sincan (Doğu Türkistan)'da 578.000'den fazla kişinin adli kovuşturmaya tabi tutulduğuna ve bu dönemde mahkum edilenlerin büyük bir kısmının hala parmaklıklar ardında olduğuna inanıyor.

Rakamlar, eğer Sincan (Doğu Türkistan) bağımsız bir devlet olsaydı, her 100.000 kişiye düşen yaklaşık 1944 mahkumla dünyadaki en yüksek hapsedilme oranına sahip olacağını gösteriyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Çin genelinde bu oran her 100.000 kişide yalnızca 119 mahkumdur.