Japonya Parlamentosuna Uygur İnsan Hakları Hakkında Dilekçe Sunuldu

Okuhara Shinpei

Merkezi Almanya'da bulunan Dünya Uygur Kurultayı Başkanı Turghunjan Alawudun, Japonya'ya yaptığı ziyarette 2 Haziran'da partiler üstü "Japonya Parlamenterleri Uygur Dostluk Grubu"nun genel kurul toplantısına katıldı. Uygur insan hakları meselesinde Japonya'nın diplomatik adımlar atmasını talep eden bir dilekçeyi söz konusu dostluk grubunun başkanı Keiji Furuya'ya (Liberal Demokrat Parti üyesi) teslim etti.

Bu dilekçede Japonya'dan şu üç talepte bulunuldu:

  1. Çin hükümetinden Doğu Türkistan'daki insan hakları meselesiyle ilgili uluslararası bir soruşturmayı kabul etmesini talep etmek;
  2. Prensip olarak Doğu Türkistan'dan mal ithalatını yasaklayan Japonya'nın "Zorla Çalıştırmayı Önleme Yasası"nı bir an önce onaylamak;
  3. Çinli yetkililerin Japonya'daki Uygurlara yönelik tehdit gibi "sınır aşan baskı" eylemlerini önlemek ve onların güvenlik tedbirlerini artırmak.

Bay Furuya: "Kararlı Bir Tutumla Karşı Durulmalı"

Dilekçede ayrıca, Başbakan Sanae Takaichi'ye geçen yılın Ekim ayında Kore'de düzenlenen APEC zirvesi sırasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı özel görüşmede Uygurların insan hakları meselesini gündeme getirdiği için teşekkür edildi.

Japon siyasetçiler Uygurların insan hakları meselesiyle ilgili seminerler düzenlediğinde, Çinli yetkililerin buna yönelik tehditkâr imalarda bulunması veya uyarı mesajları göndermesi gibi durumlar sıkça görülmektedir.

Japonya Parlamenterleri Uygur Dostluk Grubu Başkanı Keiji Furuya dilekçeyi teslim almadan önce yaptığı konuşmada, bu tür engellemelere karşı: "Kararlı bir tutumla karşı durmak son derece önemlidir" dedi ve "Amerika da (Uygur insan hakları konusunda) yeni bir yasa onayladı. Bizim de bu konuda daha neler yapabileceğimizi tartışmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.

"Uygur Soykırımı Henüz Sona Ermedi"

Japonya Uygur Derneği Başkanı Rejep Ahmet, medyanın Uygur insan hakları meselesine yaklaşımına değinerek: "Bu konudaki haberler azaldı. Ancak bu, Uygur soykırımının sona erdiği anlamına gelmiyor. Bilgi kontrolü daha da güçlendirilerek gerçek durumun dışarı sızmaması garanti altına alındı, yani bilgiler kasıtlı olarak gizlendi" dedi ve BM kurumlarının Doğu Türkistan'daki zorla çalıştırmanın genişlemesini konu alan son raporlarına dikkat çekti.

Çinli yetkililerin bu konudaki eylemlerine karşı: "Onlar, sahte isimlerle açılmış birçok hesabı içeren sosyal medya (SNS) paylaşımları aracılığıyla (Uygur insan hakları konusunda) hiçbir sorun olmadığını iddia ediyorlar. Ancak Japonya'daki birçok Uygur hala aileleriyle görüşemiyor, Japon üniversitelerinde eğitim almış aydınlar da dahil olmak üzere pek çok tanınmış kültür elçisi hala kayıp" dedi.

Edinilen bilgiye göre, Japonya'da yaşayan bir Uygur kadın, babasının ve bazı akrabalarının Doğu Türkistan'da kampa kapatıldığını öğrenince çevresindekilerin tavsiyelerine kulak asmayarak Haziran 2019'da Çin'e dönmüş, daha sonra yetkililer tarafından tutuklanıp 2020 yılının sonunda 30 yaşında hayatını kaybettiği belirlenmiştir.

Rejep Ahmet bu kadının ölümü hakkında konuşarak: "Çinli yetkililer hiçbir açıklama yapmadı, onlar böyle bir şey yaşanmamış gibi bir tutum sergiliyorlar. Bu tür insanlık dışı eylemlere göz yummak, terör politikaları yürüten otoriter liderlere cesaret verir ve aynı zamanda Japonya da dahil olmak üzere bölgenin demokrasisine tehdit oluşturur" dedi ve "İnsan hakları diplomasisini savunan Japonya'nın sesini yükselterek uluslararası çabaları teşvik etmesi Uygurlar için büyük bir umuttur" sözlerini ekledi.

Japoncadan çeviren: Türkistan Times, Japonca haberi buradan okuyun.