Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği 20. Kuruluş Yıl Dönümü ve 18. Dünya Doğu Türkistanlılar Kardeşlik Buluşması Başladı
Türkistan Times, 17 Temmuz 2026, İstanbul — Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği'nin 20. Kuruluş Yıl Dönümü ile 18. Dünya Doğu Türkistanlılar Kardeşlik Buluşması, dünyanın dört bir yanından gelen Doğu Türkistanlıların geniş katılımıyla resmi olarak başladı. "Ortak Dava, Güçlü Teşkilat, Somut Adım" teması altında Zeytinburnu Kazlıçeşme Nikâh Sarayı'nda düzenlenen organizasyon büyük bir coşkuya sahne oldu.
Bu önemli organizasyon Türk medyasının da büyük dikkatini çekti. Başta İLKHA (İlke Haber Ajansı) olmak üzere çok sayıda ulusal ve yerel basın kuruluşu, Doğu Türkistan halkının sesini duyuran bu büyük buluşmayı geniş bir şekilde haberleştirerek kamuoyuna aktardı. Programa; Kazakistan, Suudi Arabistan, Avrupa ülkeleri, Avustralya, Kanada ve dünyanın birçok farklı bölgesinde yaşamını sürdüren Doğu Türkistanlı sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, din âlimleri, kanaat önderleri ile İstanbul'da faaliyetlerini yürüten çok sayıda STK temsilcisi katılım sağladı.
Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Musacan Er: "Zulme Karşı Yakılan Bir İrfan Meşalesidir"
Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Musacan Er, katılımcılara hitap ederek şu ifadeleri kullandı: "Bugün burada bir gururu, büyük bir heyecanı ve ağır bir tarihi sorumluluğu omuzlamak üzere bir aradayız. İrfanla kurduğumuz, eğitimle değer kattığımız, sebat, sabır ve dayanışma ile bu günlere taşıdığımız Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneğimizin 20. Kuruluş yıl dönümünü ve 18. Dünya Doğu Türkistanlılar Kardeşlik Buluşması'nın açılışını gerçekleştiriyoruz. Bugün sıradan bir derneğin 20 yıllık faaliyet sürecini değil, zulme karşı yakılan bir irfan meşalesinin, asimilasyona, soykırıma ve bir milletin yok edilmesine karşı 20 yıllık şanlı bir direnişin, 'maarif' ve 'dayanışma' şiarıyla omuz omuza yürütülen bir diriliş hareketinin yıl dönümünü idrak etmek üzere toplanmış bulunuyoruz."

Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkanı Musacan Er
"Geçmişte Başarıya Ulaşamamamızın Nedeni Cehalettir"
Derneğin kuruluş felsefesinin sıradan bir sivil toplum inisiyatifi olmanın çok ötesinde anlamlar taşıdığını vurgulayan Er, konuşmasını şöyle sürdürdü: "18. yüzyılın son çeyreğinden itibaren başlayan istila ve özellikle 1949 yılındaki komünist Çin işgalinden sonra Doğu Türkistan, tarihte eşi benzeri görülmemiş bir karanlığa büründü. Çin rejimi, halkımızın yolunu aydınlatacak kanaat önderlerimizi, dini âlimlerimizi ve aydınlarımızı sinsi bir planla zindanlara mahkûm etti ve şehit etti. Başsız, rehbersiz bırakılan halkımıza, ilim, irfan ve medreseler yasaklandı. Geçmişte varlığımızı korumak için verdiğimiz tüm mücadelelerin neticesiz kalmasının en büyük sebebi işte bu cehalet cenderesi ve nitelikli öncülerin yok edilmesiydi. İşte bu nedenle 2006 yılında, halkımızı bu esaretten kurtaracak temel faktörün, fikri selim ile hareket eden, donanımlı ve şuurlu nesiller yetiştirmek olduğu bilinci ile merhum liderimiz Abdulhakimhan Mahsum öncülüğünde, Doğu Türkistan davası uğruna hayatlarını vakfetmiş aydınlarımız, âlimlerimiz ve cesur gençler bir araya geldik ve bu diriliş hareketine ilk adımı birlikte attık."
Doğu Türkistan Ulemalar Birliği Başkanı Doç. Dr. Alimcan Buğda: "Peygamberin Örnekliğinde Bir Hicret ve Mücadele"
Programda söz alan Doğu Türkistan Ulemalar Birliği Başkanı Doç. Dr. Alimcan Buğda ise Doğu Türkistanlıların özgürlük mücadelesinin tarihsel sürecine değinerek şunları kaydetti: "Çin, 1949'da işgal ettiği Doğu Türkistan'da işgale karşı o kadar çok çaba harcandı ki, many çok âlim, aydın ve mücahidimiz, Çin'in aşırı baskısı ve işgalden sonra ateist, komünist ideoloji esaslı eğitim ile birlikte dini eğitimi tamamen yasaklaması nedeniyle Doğu Türkistanlılar özgürlük mücadelesini istediği şekilde yürütemedi ve başarıya ulaştıramadı. Bu nedenle komşu ülkelerimiz olan Afganistan gibi ülkelerin özgürlüğünün sevincini gören Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz, özgürlük mücadelelerini yurt dışına taşımak ve orada organizeli bir şekilde sağlıklı bir eğitim vermeye başladı. Daha önce 1952'de bazı büyüklerimiz de hicret etmişti. Çin'in Doğu Türkistan'a yönelik zulmü anlatmak için İsa Yusuf Alptekin, Muhammed Buğra gibi devlet kademelerinde görev alan büyüklerimiz hicret etmiş, 40-50 yıl boyunca bu davayı anlatmak için mücadele etmişlerdi. Bu mücadeleden de istenilen netice alınamayınca kardeşlerimiz, Hazreti Peygamberi örnek alarak Mekke'de Medine'ye hicret etmesi gibi hicret edip örgütlenerek Doğu Türkistan'ın özgürlüğü mücadele etmeye başladılar. Bir kısmı Afganistan, bir kısmı Batı Türkistan, bir kısmı Türkiye ve farklı ülkelere hicret ettiler."
1995-2017 yılları arasında ellerine geçen fırsatları bilgi eksikliği sebebiyle yeterince değerlendiremediklerini anımsatan Buğda, "Bu süreçten sonra başta Abdulhakimhan Mahsum, Abdulkadir Yapcan büyüklerimiz olmak üzere bir kısım Doğu Türkistanlılar Türkiye'ye geldi ve başarısızlığın nedenleri çok uzun zaman müzakere edildi. En sonunda ilmi eksikliğin, cehaletin buna sebep olduğuna kanaat getirildi. Ardından işe öncelikle eğitimden başlanması gerektiği anlaşıldı. Bulunduğumuz ülkede Müslüman kardeşlerimizle istişareler yaparak Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği kuruldu." dedi.

Doğu Türkistan Ulemalar Birliği Başkanı Doç. Dr. Alimcan Buğda
Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu: "Sürdürülen Dava Günün Birinde Mutlaka Karşılık Bulacak"
Etkinlikte konuklara hitap eden Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu, Doğu Türkistan davasına gönül verenlerin mücadelesini takdir ederek şöyle konuştu: "Doğu Türkistanlılara davalarını anlatmam garip olabilir. Sizler bu davanın yükünü çeken, omuzlayan ve bu davayı dünyaya anlatan adeta birer mücahitsiniz. Doğu Türkistan davasının dünyada duyulması, Çin'in uzun süredir uygulamakta olduğu temel insan haklarına aykırı uygulamaların, faaliyetleri, toplama kamplarının dünya genelinde duyulması noktasındaki gayretlerinizden ötürü hepinize teşekkür ediyorum. Gerek Türkiye'de gerek dünyanın farklı ülkelerinde sürdürdüğünüz mücadelenin günün birinde mutlaka bir karşılık bulacağını ve bunun neticesinde de Doğu Türkistan milli marşının yine o topraklarda hür bir şekilde söylenebileceği günleri görmeyi Allah'tan niyaz ediyoruz."

Zeytinburnu Kaymakamı Dr. Adem Uslu
Program Kocaeli'nde Devam Edecek
İstanbul'daki görkemli açılışın ardından program, Cumartesi ve Pazar günleri Kocaeli'nde gerçekleştirilecek kapalı oturumlarla sürecek. Bu oturumlar kapsamında; bugüne kadar Doğu Türkistan davası adına yürütülen çalışmalar, eksik kalan noktalar, Türkiye'de gelinen aşamalar masaya yatırılacak. Yapılacak istişarelerde temel amaç; güçlü bir birlik ve beraberlik ruhu oluşturarak, ortak dava bilinciyle güçlü teşkilatlanma ve somut adımların atılmasını sağlamak olacak.