Temsilî fotoğraf: Arşiv/Reuters.
ANI | 19 Eylül 2026 | Münih, Almanya | Türkistan Times çevirisi
Dünya Uygur Kurultayı (DUK), haftalık bülteninde Uygur kadınları, diasporadaki savunuculuk faaliyetleri, insan hakları ile Uygurları ve diğer toplulukları etkilediği ileri sürülen gözetim ve seyahat kısıtlamalarına ilişkin bir dizi gelişmeye dikkat çekti.
DUK haftalık bültenine göre DUK Kadınlar Komitesi, ikinci Uluslararası Kadınlar Toplantısı’nı 12–13 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenledi. Toplantı, Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Birleşik Krallık, Almanya, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer ülkelerden 50’yi aşkın kadın, aktivist ve genç katılımcıyı bir araya getirdi.
İki gün süren toplantıda Uygur kadınlarının Uygur davası ve diaspora toplumu içindeki rolü, genç kuşaklar arasında Uygur dilini ve kimliğini koruma çabaları, ruh sağlığı ve güvenlik kaygıları ile sürgünde yaşayan Uygur kadınların ve gençlerin karşılaştığı sorunlar ele alındı.
Bültende aktarıldığına göre katılımcılar, kadınların katılımını güçlendirmenin ve diaspora toplumu içindeki sorunlarla mücadele etmenin yollarını da görüştü. Geleneksel Uygur kıyafetlerinin sergilendiği “En Güzel Atlas Elbise” gecesinin de düzenlendiği buluşma, gelecekteki öncelikler ve acil meseleler hakkındaki görüşmelerle sona erdi. Ardından Uygur Kadınları İstanbul Bildirgesi kabul edildi.
DUK haftalık bülteni, DUK ve UZDM’den oluşan ortak bir Uygur heyetinin Strazburg’daki Avrupa Parlamentosuna yaptığı savunuculuk ziyaretini de gündeme taşıdı.
Bültene göre heyette DUK Başkanı Turguncan Alavudun, DUK Avrupa Birliği Sorumlusu Bernardo Kaiser ve UZDM Başkanı Dolkun İsa yer aldı. Heyet, Avrupa Parlamentosu üyeleri Hannes Heide, Hannah Neumann, Markéta Gregorová, Engin Eroğlu ve İlhan Küçük ile görüştü.
DUK bültenine göre görüşmelerde Çin’in Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, yasanın Uygurlar açısından bildirilen sonuçları, Doğu Türkistan’daki kitlesel gözaltı kampanyasının başlamasının yaklaşan 10’uncu yıl dönümü, hapisteki Uygurlara ilişkin bireysel vakalar ve Avrupalı parlamenterlerin Uygur insan haklarına yönelik desteğinin sürdürülmesi ele alındı.
Bültende ayrıca DUK’un, Çin Komünist Partisi Genel Sekreteri Xi Jinping’in 24 Eylül’de Washington’a yapması planlanan ziyaret öncesinde, 16 Eylül’de insan hakları örgütlerinin Xi’ye hitaben kaleme aldığı açık mektuba katıldığı belirtildi.
DUK bülteninde aktarıldığı üzere mektupta Çin hükümetine vicdan mahkûmlarını serbest bırakma, ulusötesi baskı ile toplu cezalandırmaya son verme ve imzacıların uluslararası insan hakları yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirttiği yasaları değiştirme çağrısı yapıldı. Bu yasalar arasında 2026 tarihli Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası da sayıldı.
Mektupta, Dr. Gülşen Abbas, Ekber Esat, Rahile Davut ve İlham Tohti dâhil hapisteki Uygurların derhâl ve koşulsuz serbest bırakılması özellikle talep edildi. Uygurlara ve diğer topluluklara yönelik ihlallerin sürdüğü iddialarına ilişkin kaygılar da dile getirildi. Ayrıca Çin heyetinin üyeleri ve onlarla bağlantılı kişilere, Xi’nin ziyareti sırasında protestoculara ve aktivistlere karşı imzacıların “ulusötesi baskı” diye nitelendirdiği faaliyetlerde bulunmamaları çağrısı yapıldı.
DUK haftalık bülteni, “Zemistan”ın 16 Eylül’de yayımladığı ve Anthropic’in son tehdit istihbaratı raporundaki bulguları ele alan bir rapora da atıfta bulundu.
DUK bültenine göre Anthropic’in bulguları, Claude adlı yapay zekâ sisteminin Çin’in güvenlik, propaganda ve din işleri yapılarıyla bağlantılı ya da bu yapılarla uyumlu Çin merkezli aktörler tarafından kötüye kullanıldığı iddiasını belgeledi. Bildirilen operasyonlarda muhalifler, gazeteciler, dinî topluluklar ve Uygurlar, “istikrarı koruma” gözetimi olarak tanımlanan faaliyetlerle hedef alındı.
Bültende, bildirilen hedefler arasında Uygur diaspora toplulukları ile savunuculuk örgütlerinin de bulunduğu belirtildi. Aktarılan bulgulara göre kişileri ve ailelerin ayrı düşmesi ya da Doğu Türkistan’da kalan akrabalar gibi istismar edilebilecek hassasiyetleri belirlemek amacıyla 100’den fazla WhatsApp grubu ile onlarca Telegram kanalı izlendi.
DUK bülteni ayrıca bulguların, Türkiye’deki Uygur kültürel etkinliklerinin takip edildiğini ve Uygur diasporasındaki gazetecilerin eşgüdümlü toplu şikâyet, itibarsızlaştırma ve bot desteğiyle hedef alınmasına yönelik planlar bulunduğunu belgelediğini bildirdi.
Haftalık bülten, İnsan Hakları İzleme Örgütünün Çin’in 15 Eylül’de yürürlüğe giren yeni Giriş-Çıkış İdaresi Yönetmeliğine ilişkin 16 Eylül tarihli raporuna da atıfta bulundu.
DUK bültenine göre İnsan Hakları İzleme Örgütü, yönetmeliğin yetkililere Çin vatandaşlarının ve yabancıların ülkeden ayrılmasını engelleme konusunda daha geniş bir takdir yetkisi tanıdığı uyarısında bulundu. Bültende, kararnamenin geniş biçimde tanımlanmış ulusal güvenlik gerekçeleri içerdiği, bazı durumlarda üç yıla kadar çıkış yasağı uygulanmasına imkân verdiği ve yetkililerin yasak konusunda ilgili kişiye bildirimde bulunmamasına izin verebildiği kaydedildi.
DUK haftalık bülteninde aktarıldığına göre İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu hükümlerin uluslararası düzeyde korunan bir ülkeden ayrılma hakkını ihlal ettiğini savundu.
Bülten, Çin’in seyahat kısıtlamalarının Uygurlar ve baskı altındaki diğer topluluklar üzerindeki bildirilen etkisini de vurguladı. İnsan Hakları İzleme Örgütünün, bölge genelindeki baskı sırasında yetkililerin 2016’da Doğu Türkistan’da daha önce verilmiş pasaportlara el koyduğu yönündeki tespitine yer verildi. Bazı Uygurların artık yurtdışına çıkmasına izin verilse de ağır kısıtlamalarla karşılaşmayı sürdürdükleri belirtildi.
Kaynak kaydı
Asian News International (ANI). “World Uyghur Congress Weekly Brief Highlights Women’s Meeting, European Advocacy and Rights Concerns.” 19 Eylül 2026. Haber. Özgün dil: İngilizce. Erişim tarihi: 20 Eylül 2026.