Sürgündeki savunuculuk grupları, zirvede din özgürlüğü ile soykırımın sona erdirilmesinin ele alınmasını umuyor.
Yazar: Eugene Whong | Kaynak: Radio Free Asia (RFA) | Tarih: 23 Eylül 2026
Türkistan Times çevirisi
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping çarşamba günü Washington’a ulaştı. Diasporadaki azınlık toplulukları, ABD Başkanı Donald Trump’a üç gün sürecek zirvede Şi’ye insan hakları ve din özgürlüğü konularında baskı yapması çağrısında bulundu.
Başkan Trump ve First Lady Melania Trump, Şi ile eşi Peng Liyuan’ı Maryland’deki Andrews Müşterek Üssü’nün pistinde karşıladı. Askerî tören kıtasının da yer aldığı kısa karşılamanın ardından iki lider, perşembe günü yapılması planlanan yoğun etkinlik programı için son hazırlıklarını yapmak üzere ayrıldı.
Uzmanlar, Trump’ın Şi ile çeşitli konularda çalışmaya gayret edeceğini; gümrük tarifeleri, ABD’nin soya fasulyesi ihracatı ve tedarik zincirleri etrafındaki ekonomik sürtüşmelerin görüşmelerin merkezinde yer alacağını öngörüyor.
Ancak azınlık haklarını savunan gruplar, Trump’tan zirveyi, insan hakları ihlallerini ve soykırımı sürdürdüğünü söyledikleri Çin hükûmeti politikalarına dikkat çekmek için kullanmasını istiyor.
Çözümsüz Kalan Soykırım
Trump’ın ilk görev döneminin sonlarına doğru Amerika Birleşik Devletleri, bir milyondan fazla Uygur ve diğer azınlık mensubunun kitlesel olarak kamplara kapatıldığı ve zorla çalıştırıldığı Doğu Türkistan’daki Çin uygulama ve politikalarını soykırım olarak nitelendirdi. Bu tanımlama Biden yönetimi döneminde ve Trump’ın ikinci döneminde de korundu.
Merkezi Münih’te bulunan sürgün örgütü Dünya Uygur Kongresi (DUK), yaptığı açıklamada zirvenin Trump ve ABD hükûmetine Uygur soykırımını hem kamuoyu önünde hem de özel görüşmelerde gündeme getirme fırsatı sunduğunu belirtti.
DUK Başkanı Turgunjan Alawdun açıklamasında, “Şi’nin Washington ziyareti, Uygur soykırımı konusunda kınama sözlerinin ötesine geçmek için stratejik bir andır. Amerika Birleşik Devletleri, Uygur halkının güçlü ve sesini yükselten bir müttefiki olmuştur; Donald Trump da bunu kanıtlamaya devam etmek için bu fırsatı kullanmalıdır” dedi.
5 Şubat 2023’te Washington’da düzenlenen bir protestoda katılımcılar bayrak ve dövizler taşıyor. ABD, Çin’in Uygurlara yönelik eylemlerini 2021’de resmen soykırım olarak tanımladı. (Andrew Caballero Reynolds/AFP)
Uygur bölgesinin bağımsızlığını savunan Washington merkezli Doğu Türkistan Sürgün Hükûmeti (DTSH), yaptığı açıklamada Trump’ın soykırımı sona erdirmesi için Şi’ye baskı yapması gerektiğini belirtti. Doğu Türkistan, diasporadaki ve sürgündeki örgütlerin bölge için tercih ettiği addır.
DTSH Başkanı Mamtimin Ala açıklamasında, Başkan Trump’ın “Şi Cinping’e soykırımın, sömürgeci işgalin ve vatanımızın sömürülmesinin, Çin’in Amerika Birleşik Devletleri için oluşturduğu stratejik meydan okumadan ayrı düşünülemeyeceğini açıkça ifade etmesi gerektiğini” söyledi. Ala, “Soykırımı sona erdirmek, onu ayakta tutan işgalle yüzleşmeyi ve Doğu Türkistan’ın millî bağımsızlığının yeniden tesisini desteklemeyi gerektirir” dedi.
Kültürel Silme
Bu arada sürgündeki Tibetli aktivistler de Trump’ı, Çin makamlarının Tibet kültürünü silmesine ilişkin meseleyi gündeme getirmeye çağırdı.
Tibetli akademisyen Lobsang Shastri, RFA’ya yaptığı açıklamada, “İki başkan görüşeceğine göre, güçlü bir ülkenin lideri sıfatıyla Başkan Trump’tan, Tibet’in dinine, kültürüne ve diline nüfuz etmek için izlenen stratejileri Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmesini talep ediyorum” dedi.
Protestocular, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 23 Eylül’deki gelişinden bir gün önce, 22 Eylül 2026’da Washington’daki ABD Kongre Binası yakınında “Özgür Tibet” pankartı açtı. (Students for a Free Tibet)
2015’te Çin’in gözetimi altında hayatını kaybeden tanınmış Tibetli Budist lider ve siyasi mahkûm Tulku Tenzin Delek Rinpoche’nin yeğeni Nyima Lhamo, RFA’ya, “Başkan Trump’tan Çin ile Tibet arasındaki diyaloğun yeniden başlatılması meselesini gündeme getirmesini talep ediyorum” dedi.
Tibet Budizmi’nin ikinci en önemli ismi olan Panchen Lama’yı kasteden Lhamo, “Tibet’in din ve kültürünün süregelen tahribine son verilmesi çağrısında bulunuyor; Panchen Rinpoche dâhil bütün siyasi mahkûmların serbest bırakılmasını istiyorum” diye konuştu.
Tibetlilerin mevcut Panchen Lama olarak tanıdığı Gedhun Choekyi Nyima, 1995’te altı yaşındayken Çin makamlarınca zorla kaybedildi. Nerede olduğu hâlâ bilinmiyor.
ABD Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu (USCIRF) Başkanı Asif Mahmood, RFA’ya, onun kaybolmasının ardından Çin hükûmetinin kendi Panchen Lama’sını atadığını ve bunun “Tibet Budizmi’nin tamamına karşı korkunç bir ihlal” olduğunu söyledi.
RFA çizerinin, en son 1995’te altı yaşındayken görülen 11. Panchen Lama’nın 30. doğum günü olan 25 Nisan 2019’da nasıl görünebileceğine ilişkin tasviri. (RFA)
Mahmood, “Uluslararası standartlara göre Tibetli Budistler, Çin Komünist Partisinin müdahalesinden uzak biçimde kendi liderlerini seçme din özgürlüğüne sahip olmalıdır” dedi. “Kaybedilen Panchen Lama’nın ve aslında bütün Tibetli Budistlerin karşı karşıya olduğu bu korkunç durum nedeniyle USCIRF, Başkan Trump’a Gedhun Choekyi Nyima ile ailesinin özgürlüğünü doğrudan savunması çağrısında bulundu.”
Yerleşik Teamülün Dışına Çıkmak
Çin liderlerinin Washington’a önceki ziyaretlerinde, ABD Başkanı’nın resmî karşılaması geleneksel olarak Beyaz Saray’da yapılmıştı. Trump’ın Şi’yi varışında karşılamak üzere Andrews Üssü’ne gitmesi, yönetimin ABD-Çin ilişkilerine verdiği yüksek önemin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
ABD-Çin-Tayvan ilişkileri uzmanı ve German Marshall Fund Direktörü Bonnie S. Glaser, RFA’ya, iki liderin de iki ülke arasında istikrarlı bir ilişkinin öncelik olduğuna inandığını söyledi.
Glaser, “Kendi ülkeleri açısından olumsuz sonuçlara yol açabilecek bir kopuş görmek istemiyorlar. Her ikisi de ilişkideki sorunların yönetilmesini ve işlerin kontrolden çıkmamasını istiyor” dedi.
Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 9 Kasım 2017’de Çin’in başkenti Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda el sıkışıyor. (Damir Sagolj/Reuters)
Zirve perşembe günü hız kazanacak. İki liderin yapay zekâ yönetişimi ve Tayvan’a silah satışı dâhil güvenlik meselelerini görüşmesi bekleniyor. Glaser’a göre liderler, geçen yıl Güney Kore’deki buluşmalarında müzakere ettikleri ticaret ateşkesinin uzatılmasını da ele alacak. Söz konusu ateşkes, Trump’ın giderek artırdığı gümrük tarifeleri ile Pekin’in misilleme adımlarının geçici olarak durdurulmasını öngörüyor.
Glaser, “Ateşkes kasım ayına kadar sona ermiyor. Bu nedenle iki tarafın yaklaşan zirvede gerçekten bir uzatma açıklayıp açıklamayacağı belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nin ateşkesin altı ay uzatılmasını; Çin’in ise Trump yönetiminin sonuna kadar sürmesini istediği bildirildi” dedi.
Zirve görüşmesinin ardından perşembe akşamı bir devlet yemeği düzenlenecek; Şi ise cuma günü Çin’e dönecek.
Editör: Eugene Whong. Washington’dan ek haber katkısı: RFA Uygurca, RFA Tibetçe ve RFA Mandarin servisleri.
Kaynak: Eugene Whong. “As Xi Lands in Washington, Uyghurs and Tibetans Press Trump for Human Rights Showdown.” Radio Free Asia, 23 Eylül 2026. Erişim: 24 Eylül 2026. Doğrudan bağlantı